Deniz Yolları Ulaşımı

deniz yolları ulaşımıDeniz yolu ulaşımı ulaşım iktisadı ile uğraşanlar tarafından; 1)15. yüzyıla kadar olan devre, 2) 15-19. yüzyıllar arasındaki devre, 3) 19. yüzyıl ve sonraki devre olmak üzere üç devreye ayrılmıştır; 1. döneme sahillere bağlı denizcilik devresi denilir; bu devrede Akdeniz’de gemi ile bir günde katedilen mesafe 170 km kadardı. 2. devre ise açıkdeniz yolu ile ulaşım devri olarak tanımlanır; bu devrede pusula, dürbünün kullanılması, kartoğrafya ve astronomi ilminin gelişmesi ile deniz yolu ulaşımında önemli ilerlemeler olmuş ve bir günde katedilen mesafe 250 km’yi bulmuştur.

Christopher Colombus (Kristof Kolomb), Vasco de Gama gibi ünlü denizciler zamanımızdaki deniz ulaşımının temellerini atmışlardır. 3. Modem dönem diyebileceğimiz 3. devrede ise sanayi ve teknolojinin hızla ilerlemesine bağlı olarak buharla işleyen, hatta nükleer enerji ile çalışan gemilerin ve dev tankerlerin de katılmasıyla deniz ulaşımı hızla gelişmiştir. Nitekim, 1819’da 300 ton yük taşıyan 90 beygir gücündeki ilk buharlı gemi “Savannah” okyanusu geçmiş ve daha sonraları ise 500 bin tonun üzerinde yük gemileri ve birkaç bin kişi alan okyanus aşırı sefer yapan gemiler yapılmıştır.

Denizcilik önce Basra Körfezi, Akdeniz, Kuzey Denizi ve Asya kıyılarında başlamıştır; daha sonra özellikle 15. yüzyıldan itibaren okyanuslar arasında ulaşım yapılmaya başlanmıştır. Nitekim Milât’tan 3000 yıl kadar önce Mezopotamya ile Basra Körfezi girişinde yer alan Bahreyn adası bir antrepo olarak kullanılmış; Mezopotamya’nın Ur şehrinden kalkan ve mamul madde taşıyan tekneler, Umman’dan diorit, bakır, kereste alan gemiler ve Hindistan’dan altın, seramik, gümüş, fildişi taşıyan gemilerle Bahreyn’de buluşuyordu. Burada takas usulu ticaret yapılıyordu.

Aynı dönemde Mısır’da Nii nehri üzerinde ulaşım yapılıyordu. Mısırlı gemiciler kereste almak için Lübnan kıyılarına kadar ulaşıyordu. Daha sonra Giritliler, M. 0. 2000 yıllarında Akdeniz ticaretinde söz sahibi oldular. Yine M. Ö. 2000 yıllarında bugünkü Yunanistan’a gelen Akalar, Girit uygarlığının etkisinde kalarak denizcilik alanında önemli gelişmeler gösterdiler. Özellikle Miken şehrinde doğan Miken Uygarlığı İle denizcilik ilerledi ve Kuzey Avrupa ile ticarî bağlantılar kuruldu.

M. Ö. 1200’den sonra kuzeyden gelen Dorlar, bu devleti ortadan kaldırdılar ve Akdeniz’de denizcilik Fenikelilerin eline geçti. Lübnan dağları ile Akdeniz arasındaki kıyıda denizcilik faaliyetlerini sürdüren Fenikeliler bir taraftan kara ulaşımında ilerleyerek Mezopotamya’dan gelen malları aracı olarak Akdeniz’in diğer ülkelerine taşırken, diğer taraftan güneyde Kızıldeniz’e ve batıda Cebelitarık Boğazı’nı aşarak Britanya adalarına kadar sokuluyorlardı. M. Ö. 7. yüzyılda Akdeniz’deki Fenikelilerin hâkimiyeti Yunanlıların eline geçmiştir. Daha sonra Romalılar, Akdeniz denizciliğini ele almışlar ve bu hâkimiyet, daha sonra BizanslIların kontrolüne girmiştir.

M. S. 7. ve 11. asırlar arasında İslâmiyet’in Akdeniz Dünyası’na yayılması ile eskiye oranla deniz ulaşımı ve ticaretinde önemli ilerlemeler olmuş, Akdeniz dahil Uzak Doğu’ya ve Tropikal Afrika’ya kadar olan sahada deniz ticareti yapılmıştır.

8. ve 10. yüzyıllar arasında ise Kuzeybatı Avrupa’da denizcilik alanında Vikingler söz sahibi olmuşlardır. Bunlar, Norveç kıyıları ile Beyaz Deniz arasında önemli bir ticaret yolu olan “Kuzey Yolu”nun öncülüğünü yapmışlar; akarsular vasıtasıyla Rusya ve Avrupa içlerine ve Karadeniz’e kadar sokulmuşlardır. Böylece adalar ile doğudaki ülkeler arasında mal sevkiyatını yürütmüşlerdir.

Orta Çağ denizciliğinde önemli bir olay da Almanya ile Kuzey Avrupa arasında ticaret yapan gemilerin korsanlıkla kaçırılma ve diğer risklerden korunması amacı ile “Hansa Birliği” adında bir örgütün kurulmasıdır.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!