Dağ ve Kıta Oluşumu (Orojenez ve Epirojenez)

Amerika kıtasının batısında Kayalık Dağları ve And dağları, Akdeniz-Himalaya kuşağında Alp Dağları ve bu dağ sisteminde yer alan ülkemizin kuzeyinde Kuzey Anadolu Dağlar ve güneyinde Toros Dağları yer alır. Bu dağ kuşakları; Mesozoyik’ te oluşmuş jeosenklinal yani okyanus çanakları içerisinde birikmiş olan çeşitli tortulların kıvrılarak yükselmesi sonucunda oluşmuştur, işte, jeosenklinallerdeki tortulların kıvrılarak yükselmesi olayına dağ oluşumu ya da orojenez denir. Orojenez, milyonlarca yıl süren bir çökelme ve yine milyonlarca yıl süren bir sıkışma sonucunda meydana gelen çok uzun dönemli ve son derece karmaşık olaylar zinciridir. Konuyu özlü olarak şöyle açıklayabiliriz:

Kıta kütlelerinin birbirinden ayrılması ve okyanus havzasının oluşumu: Hatırlanacağı üzere, üst mantoda meydana gelen hareketler sonucu, kıta kütlesi, ilk önce parçalanarak bir yarık hat boyunca birbirinden ayrılır ve yılda birkaç cm olan bu ayrılma hareketi ile okyanus çanakları olan jeosenklinaller oluşur. Kıta kütlesi üzerinde yer alan jeosenklinale miyojeosenklinal, okyanus kabuğu üzerinde olana ise ojeosenklinal denilir. Ojeosenkiinalin kabuğu, mantonun derinliklerinden gelen lavların katılaşması ile oluşur. Buradaki kayalar ise peridotit, bunun su alarak şişmesi ve belli yüzeyler boyunca kayması ile parlak görünümde olan serpantin iie gabro ve az miktarda da bazaltlardan oluşur.

dağ kıta oluşumu - orojenez epirojenez

Jeosenklinaide birikme dönemi: Jeosenklinalde (derin deniz çanağı) gerek kıta kütleleri üzerinden gelen katı maddeler (kil, mil, kum ve çakıl) gerekse çözünür hâlde taşınan maddeler (karbonatlar, klorür ve sülfatlar) birikir. Genellikle jeosenk-iinalin kenarından iç kısımlara doğru kaba malzemeden ince malzemeye doğru bir geçiş ve sıralanma görülür. Bu arada su ortamındaki bitki ve hayvan iskeletleri de jeosenklinaldeki çamurlara karışır. yağışın dağılışı

Orojenezin başlaması: Jeosenklinal havzaları, kıta ile kıta veya kıta ile okyanusal kabuğun birbirlerine doğru yavaş yavaş yaklaşması ile daralmaya, kapanmaya başlar. Buna paralel olarak da jeosenklinallerdeki tortullar yavaş yavaş kıvrılarak su üstüne çıkar. Su üstüne çıkan kara parçalarının (jeantiklinaller) kenarlarıda ise deniz sığlaşır. denizel iklim

Dalma-batma olaylarının yoğunlaştığı sırada okyanus çukurlarının kenar havzalarında biriken kalın tortullar, dalmakta olan litosfer dilimi ile aşağı doğru âdeta sürüklenir ve denizaltı volkanikleri ile de karışarak kıvrılmaya ve metamorfizmaya uğrar. Böylece karmaşık yapılı bir kaya topluluğu oluşur; buna melanj denilir. Melanj kaya topluluğunda bulunan volkanik kayalar; gabro, bazalt, peridotit -serpantin ile çeşitli tortullar, özellikle kireçtaşIarıdır. Melajlar, dağ kuşaklarımızda, özellikle Ankara çevresinde, Güneydoğu Torosların eteklerinde görülür. orta kuşak iklimleri

Dağ oluşumu safhası: Sıkışmanın artması sonucu jeosenklinal içerisindeki çeşitli kütleler, sıkışmanın şiddet ve yönüne göre kıvrılarak yükselir, yer yer faylar boyunca birbirleri üzerinde kayarak ve dilimlenerek yüzeye çıkar (Foto 22, 39, 41). Bu safhaya orojenezin en şiddetli safhası anlamına gelen paraksizma safhası denilir. Çok şiddetli olarak gerçekleşen bu safhada, okyanus kabuğunu oluşturan ultrabazik kayalar, âdeta dilimlenerek yüzeye kadar itilir. savan iklimi

Volkanik malzemelerin birikmesiyle sıralar şeklinde uzanan ve çoğunlukla bazalt-andezit kaya topluluğundan oluşan volkan dizileri veya volkanik ada yaylan meydana gelir. Japonya takımadalarındaki volkanik adalar bunlara örnek olarak verilebilir.

Orojenez, ülkemizin şekillenmesinde ana rölü oynamıştır. Alp orojenik hareketleri, Anadolu’nun kuzey ve güneyinde uzanan Tetis jeosenklinalinde biriken tortulların Mesozoyik sonlarına doğru su üstüne çıkması ile başlamıştır. Batı Torosiarda özellikle Muğla-Marmaris-Köyceğiz dolaylarında ve Nur Dağlarının güneyinde yaygın olan yeşil kayalar (serpantin-peridodit), jeosenklinalin derin kesimlerine püskürmüş olan derin magmaya ait lavlardır.

Mesozoyik sonunda Batı Toroslar ile Kuzey Anadolu dağlarının ana gövdesi su üstüne çıkmış ve bunların kenarlarını ise çoğunluğu sığ olan Eosen denizi ile kaplanmıştır. Bu denizel ortamda çoğunlukla taneli ve kireçli tortullar çökelmiştir. Özellikle Doğu Karadeniz Bölümü’ndeki Eosen denizinde denizaltı volkanizması ile püsküren çeşitli volkanik malzemeler deniz tabanına yayılmıştır. Tortullarla aratabakalı andezitler ile tüfler, Çoruh havzasında tüm açıklığı ile görülür.

Oiigosen’de kara durumuna gelen bu orojenik kuşakların büyük bir bölümü, aşınarak önemli ölçüde düzleşmişltlr. Ancak, Oligosen sonlarına doğru anî sayılacak sıkışmalar sonucu hem Mesozoyik arazileri kıvrılarak yükselmiş hem de bunun üzerine uyumsuz olarak oturan alt tersiyer çökelleri kıvrılmaya ve yükselmeye uğramıştır. Dağ oluşumunun şiddetli olan paraksizma safhası, Toros dağları kuşağında Miyosen’de de devam etmiştir. Nitekim, Miyosen sonlarında meydana gelen şiddetli sıkışma sonucu, Toros Dağlarında önemli bindirme-itilmeler olmuş, hatta Batı Toros Dağlarında 40-50 km’yi bulan itilmeler meydana gelmiştir. Nitekim Güneydoğu Toroslar’da yer alan Bitlis metamorfik kütlesi, güneye doğru 15-20 km itilerek Kretase ve Miyosen çökelleri üzerine abanmıştır (Şekil 5.14).

Dünyadaki Orojenez Dönemleri ve Orojenez Bölgeleri

Dünya’nın şekillenmesi yanında maden yataklarının oluşumu yönünden son derece önemli olan dağ oluşumu, 3.5 milyar yıl önceye tekabül eden Paleozoyik öncesinden (Pre-Kambriyen) Tersiyer sonuna (Miyosen) kadar olan zaman sürecinde zaman zaman meydana gelmiştir. Dünya üzerinde tespit edilen dört büyük orojenez dönemi sırasıyla şöyledir: Prekambriyen’deki Assintik, Alt Paleozoyik’teki (Devoniyen-Kambriyen arası) Kaledoniyen, Üst Paleozoyik’teki (Permiyen-Karbonifer) Hersiniyen ve Mesozoyik sonunda başlayıp fasılâlaria Pliyosen’e kadar devam eden Alp orojenezi’dir.

Paleozoyik öncesi orojenez Baltık ve Kanada kalkanları ile Kolorada (ABD)’da; Kaledoniyen orojenezi, Iskoçya, Norveç ve Kuzey Amerika ile ülkemizde Yıldız (Is-tranca), Menderes, Bitlis Masifi ve Zonguldak dolaylarında etkili olmuştur; buradaki dağlar bu orojenik dönemde meydana gelmiştir.

Hersiniyen orojenezi, Avrupa’nın eski kütlelerinde Ingiltere, Almanya ve Urallar’ da, ülkemizde Yıldız (Istranca), Çatalca-Kocaeli, Zonguldak, Batı Anadolu ve Toros silsilesinin temelindeki eski arazilerde etkili olmuş ve bu dönemde granit sokulumları (intrüzyonları) ve metamorfizma olayları gelişmiştir.

Alp orojenezi ise Amerika kıtasının batısındaki Kayalık ve And dağları ile Akdeniz-Himalaya kuşağındaki dağların (Alpier, Apenin, Pirene, Atlaslar, Karpatlar, Zagros, Elburz ve Himalaya) oluşumunu sağlamıştır.

Bir orojenik kuşak birden fazla orojenik hareketler geçirmiş olabilir. Örneğin Toros Dağları hem Paleozoyik’deki orojenik hareketlere hem de Alp orojenik hareketlerine iştirak etmiştir. Bu durum, farklı metamorfizma olayları ve diskordan yani uyumsuz olan kıvrım sistemlerinden anlaşılır. Sürekli olmayan dağ oluşum hareketlerinin hızı ve şiddeti zaman zaman değişmiştir, bu bakımdan orojenez ana devreleri birçok orojenez safhasına bölünmüştür.

  1. İmam
    11 Nis, 2015 - 23.52 | #1

    Arkadaşlar bu konu anlatımını gerçekten çok beğendim, ellerinize sağlık.

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!