Cengiz Han Hakkında

cengiz hanYıllardır herkesi meşgul eden tartışmalardan birisi, Cengiz Han’ın Türk olup olmadığı meselesidir. Cengiz Han, çoğu kimseye göre barbar, katliamcı, İslam ve Türk düşmanı bir isim. Bu söylemler, batılı tarihçilerin başının altından çıkan, batılıların her şeyi özellikle de Türkler hakkındaki bilgileri çarpıtarak, abartarak oluşturulmuş, gerçeği yansıtmayan söylemlerdir. Cengiz Han, bugün hem Türklerin hem de Moğolların sahiplenebileceği ve sahiplendikleri bir Kağandır. Burada bir sorun yok. Asıl sorun, Cengiz’in adının kirletilmesidir.

Cengiz Han’dan önce, tarihin hiçbir belgesinde, yazıtında Moğol ya da Mongol diye bir ad yer almaz. Cengiz Han, yurduna Moğolistan demiştir. Ancak burada Moğol toplumundan önce Proto-Tatarların yaşadıkları bilinmektedir. Çünkü bu ad, Cengiz’in ordusuna ve devletine verdiği bir addır. Moğol: yenen anlamına gelir. Cengiz zamanında bu ad, başta Türk olmak üzere Asyalı kavimlerin altında toplandığı siyasi bir addı. Cengiz Han, Moğollar gibi Köpek değil Bozkurt’u tamgası sayardı, atası olarak Oğuz Kağan’ı görürdü.

Adı, Tengiz’den gelmektedir. Moğolca da ” T ” harfi yoktur. ” T “, ” C ” olarak okunur. Bu da ayrı bir kanıttır. Ayrıca, Çin kaynaklarında Çinli bir elçinin Cengiz’in ŞorTürklerinden olduğunu yazdığı bir belge mevcuttur. Bu belge, bizlere Ord. Prof. Zeki Velidi Togan sayesinde ulaşmıştır. Fakat yine de Türk Milleti bundan habersizdir.

Gelelim asıl meseleye, Cengiz Han zalim biri miydi?

Cengiz Han’ın ne kadar disiplinli birisi olduğunu yazmamıza gerek yok. Fakat bu onun zalim ilan edilmesi için yetersiz bir sebeptir. Çünkü o dönemde ve öncesinde de disiplin, Türk için en önemli unsurlardan biriydi. Bugün de böyledir ve bu uygulanmalıdır. Disiplini yok eden bir etken, en sert şekilde yok edilebilir. Dediğimiz gibi o dönemin şartlarında bu gereklidir, Cengiz’de bunu yapmıştır. Ancak, iddia edildiği gibi kitap falan yaktırmamıştır! Cengiz’in kitap yaktırmadığına dairen büyük delil, Cengiz’in ıo. yasası olmalıdır:

“ıo. Cengiz Han; fakirler, Allah’ın Kuranını okuyanlar, doktorlar, âlimler, kendilerini ibadet ve riyazete adayanlar, müezzinler ve ölü yıkayıcılarının vergi ödeme ve iş yapma yükümlülüğüne zorlanamayacağına karar vermiştir. ”

Bu aynı zaman da Cengiz’in İslam düşmanı olmadığı anlamına da gelir.

Moğol tarihini inceleyin… Moğollar dediğimiz gibi o zamanlar siyasi bir addı. Türk Kültürü’nün, TürkTarihi’nin en önemli koruyucularıydılar. Milli kinleri kuvvetliydi. Mesela Çağatay Hanlarının, bir zamanlar” Nasıl birTürk Şah unvanı alabilir? ” diyerek hükümdarlara savaş açıp onları idam ettikleri sadece bir örnektir.

ıo.yasaya göz attığımızda, Moğolların kinci yapıları göz önüne alındığında, Cengiz’in ordusunun Arap yarımadasında yaptıklarının İslam’a değil Araplara yönelik olduğunu anlayabilirsiniz. Peki, Cengiz, niçin Araplara Milli kin gütmekteydi?

Tarihe, atasına son derece bağlı olan Cengiz’in güttüğü Milli kinin sebebi, Emeviler’dir! Sadece birkaç ayda 80.000 Türk’ü katleden Emeviler ve Onların hiçbir zaman yok olmamış etkisi, Cengiz’in en büyük düşmanıdır. Bu da Milli kin gütmesine sebep olmuştur. Cengiz, Arap yarımadasında atalarının intikamını almış, çağının gereğini yapmıştır.

Müslüman olmadığı halde, Ahmet Yesevi’nin öğretilerinin Altaylara ulaşmasını sağlayan ilk devlet adamı özelliğini taşır.

Türklerin gurur duyduğu bir hadis vardır:” Türkler size dokunmadıkça siz Türklere dokunmayın ” Bu hadisi Türkler nasıl öğrendi?

Cengiz, Afganistan’da dinlenirken, yanına gelen Kadı Fucanşi ile sohbet etmeye başlar. Cengiz: ” Peygamberinizin her şeyi önceden bildiğini söylüyorsunuz. Peki, benim de çıkacağımı söylemiş miydi? ” der.

Kadı Fucanşi de: ” Türkler size dokunmadıkça siz de Türklere dokunmayınız. ” hadisini söyler. Cengiz’in cevabı, Türk olması açısından değil, bahsettiğimiz Milli kin açısından çok önemlidir:

” Bilgece ” der Cengiz.

Çünkü Türklere dokunmayın denildiği halde dokunanlara neler yaptığını, kendisi çok iyi bilmektedir, bütün Acun gibi!

AvrupalIlara sorarsanız Cengiz’in Türk olup olmadığını, her zamanki gibi cevaplarlar. Tıpkı, Asya’daki herTürk kavmine dedikleri gibi buna da ” Mongol ” derler.

Diyorlar ki: “niye her tarihi kişiyi sahipleniyorsunuz?” Kendi tarihimizi sahiplenmeseydik de kimi okusaydık? Türk diye bir adın olmadığını iddia eden Farsları mı? Kendisi oturaktan memleket idare ederken tarihini Türklere ezilmekle geçiren ve asla tarafsız olamamış batılıları mı?

Biraz yabancı yazar okuyun diyenler, önce biraz Türk olsunlar sonra da biraz Türk tarihçisi okusunlar! Çünkü batılı tarihçiye güvenmek, Türk tarihçisine duyulan güvenden daha fazlaysa, gelecek karanlık demektir!

Yusufhan Güzelsoy

  1. Yusuf kaplab
    8 Nis, 2016 - 12.06 | #1

    Bu yaziyi yazabilmek icin vicdan yoksunu olmak gerekir.donemin sartlarini one sureeek bu zalimligi mesrulastirmak ancak bir vicdansizin isidir.bundan yuzyillar sonra da hic supesiz amerikalilar bugunlerin ozelestirisini yaparken donemin sartlarinin bu gaddarliklari gerektigini iddia edecekler.umarim sen ve ailen cengiz barbarinin yaptiklarina maruz kalmassin.cunku ben bunu dileyemem senin gibi kotu kalpli ve insafsiz degilim.

  2. Muhammed Özcan
    9 Nis, 2015 - 01.06 | #2

    Camiler ahır olarak mı kullanıldı? Recepp, sen misin? Sen de Cengiz’in yanındaydın sanki…

  3. Mukaddes
    21 Haz, 2013 - 03.49 | #3

    Cengiz Han, Moğol İmparatorluğunun kurucusu ve ilk hükümdarıdır. 21 Ocak 1155 tarihinde, bugün Doğu Sibirya topraklarından geçen Onon Nehrinin sağ kıyısında yer alan Deli-ün Boldok’ta doğdu. Babası Moğolların reisi Yesügay Bahadır, annesi Houlen Ece’dir. Dolayısıyla Cengiz Han ırk olarak Moğol’dur. Cengiz Han hiçbir dine mensup değildi. Babası Yesügay oğluna, doğumundan önce mağlûp edip esir aldığı bir Tatar kabilesinin reisi olan Timuçin’in (demirci) adını koydu. Bu isimle de anılan Cengiz Han, devlet teşkilâtında da sadece Moğol gelenekleri uyguladı. Yalnız kendisi ve yakınları için çalışmıştır. İmparatorluğunda kurduğu teşkilât ilkel prensiplere dayandığı için ölümünden sonra ancak kırk yıl devam edebilmiştir. 1227 yılında ölmüştür.

    Cengiz Han tarihin kaydettiği en büyük zâlimlerdendir. Onun bu zalimliği mensubu olduğu kavmiyle değil, kendi şahsiyeti ile alakalı bir husustur. Çünkü her kavmin içinden zâlimlerin çıkması ihtimali her zaman vardır.
    O kendisine karsı çıkanları, teslim olmamakla direnenleri çocukları, kabileleri ve şehirleriyle birlikte ortadan kaldırırdı. Aynı asırda yaşamış olan meşhur ilim adamı ve tarihçi İbnü’l-Esîr, Hazret-i Adem (a.s.)’den o zamana
    kadar insanlığın mâruz kaldığı en büyük felâketin Cengiz istilâsı olduğunu söyler ve: “Keşke annem beni doğurmasaydı da tüyler ürpertici zulüm ve katliamları görmeseydim!” der.

    Cengiz Han’ın orduları istilâ ettikleri İslâm ülkelerinde taş üstünde taş bırakmadılar. Kadın ve çocuklar dahil herkesi vahşice öldürdüler. Cengiz’in Moğol askerleri, İslâm kültür ve medeniyetinin en önemli merkezlerini de tahrip ettiler. Camiler ahır olarak kullanıldı. Hârizmşahlar’ın ülkesi baştan başa viraneye çevrildi. 8. yüzyılın ilk çeyreğinde meydana gelen bu hadiselerden bir asır sonra bölgeyi gezen seyyahlar, Moğol istilâ ve tahribatının izlerine rastladıklarını söylerler. Moğolların İslâm kültür ve medeniyet eserlerini tahribe yönelik harekâtı. Cengiz Han’dan sonra Hülâgû ve diğer ahfadı tarafından da devam ettirilmiş, çok sayıda Müslüman katledilmiş, cami, medrese ve kütüphaneler yakılıp yıkılmıştır. Cengiz Han’ın bu tahribatını tarihçiler “nehirlerin günlerce kan ve mürekkep aktığını” beyan ederek tarif etmişlerdir. Tarihe bu vasıflarla geçmiş birisinin hangi ırka mensup olduğu çok da önemli değildir.

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!