Bozkurtların Ölümü (Hüseyin Nihâl Atsız)

Tarih: 5 Mart 2012  |   Bölüm: Kitap  |   Okunma: 14.098  |   Yorumlar: 6 yorum  |   Yazar:

Kitap Bilgileri

 

Adı: Bozkurtların Ölümü
Yazarı: Hüseyin Nihâl Atsuz
Sayfa sayısı: 436
Yayınevi: İrfan Yayınevi
İlk basım: İstanbul, 1946
Basım yılı: 1997

 

Özet

 
627 yılında Göktürk Kağanlığı, Doğu ve Batı Kağanlıkları olarak ikiye ayrılmıştır. Doğu Kağanı Çuluk Kağan, Çin akını öncesinde, Çinli eşi İ-çing Katun tarafından zehirlenerek öldürülür. Kardeşi Bağatur Şad, Kara Kağan ünvanıyla tahta çıkar ve ilk iş olarak Göktürk geleneğine uygun olarak İ-çing Katunla evlenir. Çuluk Kağan’ın iki oğlu Tulu Han ve Kür Şad, bu duruma bir anlam veremezler.

Korkunç kıtlıklar ve Çinlilerin iç karışıklıklar yaratmaları neticesinde Göktürkler iyice zayıflar. Bunun üstüne Kara Kağan’ın iradesiz politikaları da eklenince Göktürkler için felaket gelir. Kara Kağan, son akınından sonra, yanındaki 100 bin Göktürkle birlikte Çin’e esir düşer. Çinliler, Göktürkleri asimile ederek ortadan kaldırmak istemektedir. Göktürk kadınlarını cariye olarak almakta, Göktürk erkeklerine Çinçe isimler takmaktadır. 9 yıl sonra Çuluk Kağan’ın küçük oğlu Kür Şad, yanındaki kırk Göktürk’le birlikte bir ihtilal komitesi düzenler. Planı; Çin imparatorunu bir sokak baskınıyla kaçırarak Çin’deki Göktürklerle değiş-tokuş etmek, bu mümkün olmazsa öldürmektir.

İhtilalcilerin aldığı habere göre Çin imparatoru her gece tedbili kıyafet gezmektedir. Fakat ihtilal gecesi büyük bir fırtına çıkar. İhtilalin haber alınıp, Çin’deki Göktürklerin kılıçtan geçirileceğinden endişelenen Kür Şad, Çin imparatorunu ele geçirmek için Çin sarayını basar. Adamlarının, Çinlilerle kıyas kabul etmez silahşörlüklerine güvenmektedir. İhtilalciler sarayı basarak yüzlerce Çinli muhafızı öldürürler. Ancak imparatoru ele geçirmeleri mümkün olmaz. Kür Şad, geri çekilme emri verir. Saray ahırından en iyi atları alarak şehirden uzaklaşmaya çalışırlar. Ancak fırtına nedeniyle Vey Irmağı’nın kıyılarında çakılıp kalırlar. Bu arada ihtilalcileri takip eden Çin müfrezesi arkalarından yetişir.

Kür Şad ve yanında kalan son adamları, Vey Irmağı kıyısında dövüşerek şerefli bir şekilde ölürler. Fakat amaçlarını gerçekleştirmiş, Çin’e istedikleri korkuyu salmışlardır.

Ana Fikir

 

Gerçek kahramanlık, karşılık beklemeden en fedakâr duygularla olandır.

Şahıslar ve Olaylar

 

  • Kür Şad: Türkler, gizlice çalışarak, kırk kişilik bir ihtilal birliği kurdular ve başına Kürşad’ı getirdiler. Kürşad, birlik başkanlığını, ihtilal başarıya ulaşırsa, imparator olmamak ve siyasetle uğraşmamak şartıyla kabul etti. İhtilalciler, Kürşad’ın kardeşinin oğlu İşpera’yı (İşbara), Türk kağanı ilan ettiler. Bu sırada Çin tahtında Tang’ların ikinci imparatoru Li-şih-min vardı. Türk ihtilal birliği başkanı Kürşad’ın planına göre, imparator Li-şih-min, önce esir edilerek Türk iline kaçırılacak, sonra da Çin sarayında esir bulunan Türk soyluları ve Çinlilerin elinde bulunan Türk topraklarıyla değiştirilecekti. Çin imparatorunun, her gece kılık değiştirerek başkent Çangan’da dolaştığı da, Türk ihtilal birliği tarafından biliniyordu. Ancak, kararlaştırılan gece şiddetli yağmur yağdı ve imparator, saraydan çıkmadı. Kürşad, ihtilal planını değiştirerek, imparatorun sarayına bir baskın yapmayı kararlaştırdı. O gece kırk Türk, Çin imparatorluk sarayını bastı. Yüzlerce Çinli muhafız öldürüldü. Ancak, imparator ele geçirilemedi. İhtilalciler, Çin başkentinden ayrıldılar. Fakat, büyük bir Çin ordusu, bunları takip etti. İhtilalciler, Vey ırmağı kıyısında durdular. Kabaran ırmağı geçemediler. Burada yapılan efsanevî savaşta, kahramanca dövüşen ve kendilerini koruyan Kürşad ve arkadaşları, birer birer ecel şerbetini içtiler.
  • Işbara Alp
  • Yamtar
  • Kara Ozan
  • Çuluk Kağan
  • İçing Katun 

 

Yazar

 

Hüseyin Nihal Atsız, 12 Ocak 1905’te İstanbul’da Kadıköy’de doğdu. Babası bahriye (deniz) subayı Nail Bey, annesi Fatma Zehra Hanımdır. İlköğrenimini Kadıköy’deki çeşitli okullarda, orta öğrenimini Kadıköy ve İstanbul sultanilerinde yaptı. Buradan mezun olunca Askeri Terbiye’ye yazıldı. Bu okulun 3.sınıfında iken, Arap asıllı bir subaya selam vermeyi reddettiği için okuldan çıkarıldı. Daha sonra İstanbul Darülfünunu (Üniversitesi) Edebiyat Fakültesi’ne yazıldı. Bu fakülteden 1930 yılında mezun olunca, Türkiyat Enstitüsü’nde, hocası Köprülüzade M.Fuat Beyin asistanı oldu. Ancak diğer hocası Zeki Velidi (Togan) Beyin Türk Dil Kurultayı’nda maruz kaldığı hücumlara tepki olarak çektiği telgraf sebebiyle asistanlıktan çıkarıldı (1933).

Atsız, önce Malatya Ortaokulu’nda Türkçe, daha sonra Edirne Lisesi’nde Edebiyat hocalığına tayin edildi. Edirne’de iken Orhun dergisini yayımladı (1933-1934). Bu dergi, daha önce yine kendisinin yayımladığı Atsız Mecmua’nın (1931-1932) devamı niteliğindeydi. Her iki dergi de Türkçülük ülküsünü güçlendirmek ve yaygınlaştırmak amacıyla çıkarılmıştı. Ancak dil, edebiyat, tarih, halkbilim, yazım konularındaki yazılar ve şiirler de bu dergilerde yer alıyordu. Orhun’un 9.sayısındaki, resmi tarih tezini eleştiren bir yazı sebebiyle dergi kapatıldı. Atsız da bakanlık emrine alındı.

Nihal Atsız, bundan sonra dört yıl kadar Deniz Gedikli Hazırlama Okulu’nda Türkçe öğretmenliği yaptı. 1938’de bu işinden de uzaklaştırıldı. Kendisine resmi hizmet kapısı kapanınca Özel Yuca Ülke ve Boğaziçi liseleri gibi okullarda öğretmenlik yaptı. “Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar” ve “Türk Edebiyatı Tarihi” adlı ilmi kitapların yanı sıra birçok broşür yayımladı. O dönemin sol düşüncesine karşı şiddetli bir fikir mücadelesine girişti. Tanrıdağ, Çınaraltı gibi milliyetçi dergilerde yazılar yazdı. 1943’te Orhun’u yeniden yayımladı. Bu derginin 15-16. sayılarında dönemin başbakanı Şükrü Saracoğlu’na hitaben yayımladığı açık mektuplarda, Milli Eğitim Bakanı Hasah-Ali Yücel’in istifasını istedi.

Atsız’ın Yücel’i eleştirisinin sebebi ise “Milli Eğitim Bakanlığı’nda tek taraflı bir kadrolaşma”dır. Bu yazıların bazılarında muarızlarına sert eleştirilerde bulunan Atsız, sonunda Sabahattin Ali’nin açtığı hakaret davasıyla yargılanmaya başlar. Ve yine bu davayla birlikte Orhun dergisi kapatılır. Atsız-Sabahattin Ali davası büyük yankılar uyandırır. Öğrenci olayları ve gösteriler başgösterir bunun hemen akabinde de Atsız ve 22 arkadaşı hakkında “hükümet darbesine teşebbüs” suçlaması ile yargılandı. Askeri mahkeme, Türkçülerin birçoğunu çeşitli cezalara çarptırdı. Atsız da 6 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. Ancak, Askeri Yargıtay bu kararları bozdu. Yeniden görülen dava sonucunda bütün Türkçüler ve bu arada Atsız da beraat ettiler. Ancak, Atsız, uzun süre öğretmenlik mesleğine dönemedi. Türkiye Yayınevi’nde çalıştı ve önemli Osmanlı tarihlerinin neşirlerini hazırladı.

Tek parti iktidarının son yıllarında, fakülteden sınıf arkadaşı Prof Dr.Tahsin Banguoğlu’nun Milli Eğitim Bakanlığı zamanında yeniden öğretmenliğe tayin edildi. Fakat, kendisine öğretmenlik hakkı tanınmadı ve Süleymaniye Kütüphanesi’nde uzman olarak görevlendirildi.

1950-1951 öğretim yılının başında Haydarpaşa Lisesi edebiyat öğretmenliğine getirilen Atsız, burada iki yıl görev yaptı. Bu defa da, 3 Mayıs’ın kutlanması için Ankara’da verdiği bir konferans nedeniyle öğretmenlikten alındı ve Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki görevine iade edildi (1952). Burada 17 yıl çalıştıktan sonra 1969’da emekliye ayrıldı. Atsız, 11 Aralık 1975’te vefat etti.

Eserleri

 

Romanları

  • Dalkavuklar Gecesi, İstanbul 1941.
  • Bozkurtların Ölümü, İstanbul 1946.
  • Bozkurtlar Diriliyor, İstanbul 1949.
  • Deli Kurt, İstanbul 1958.
  • Z Vitamini, İstanbul 1959.
  • Ruh Adam, İstanbul 1972.

Öyküleri

  • ‘Dönüş’, Atsız Mecmua, sayı.2 (1931), Orhun, Sayı.10 (1943)
  • ‘Şehidlerin Duası’, Atsız Mecmua, Sayı.3 (1931), Orhun, Sayı.12 (1943)
  • ‘Erkek Kız’, Atsız Mecmua, Sayı.4 (1931)
  • ‘İki Onbaşı, Galiçiya…1917…’, Atsız Mecmua, Sayı.6 (1931), Çınaraltı, Sayı.67 (1942), Ötüken, Sayı.30 (1966)
  • ‘Her Çağın Masalı: Boz Oğlanla Sarı Yılan’, Ötüken, Sayı.28 (1966)

Şiirleri

  • Yolların Sonu, (Bütün şiirlerinin toplandığı kitap) İstanbul 1946. ISBN 978-975-437-806-1
  • Afşın’a Ağıt
  • Aşkınla
  • Ay Yüzlü Güzel Konçuy
  • ‘Asker Kardeşlerime’, Atsız Mecmua, Sayı.2 (1931), ‘Boz kurt’ imzasıyla Ergenekon, Sayı.3 (1938)
  • ‘Ayrılık’, Atsız Mecmua, Sayı.17 (1932)
  • ‘Bahtiyarlık’, Kopuz, Sayı.10 (1944)
  • ‘Bugünün Gençlerine’, Atsız Mecmua, Sayı.1 (1931), ‘Boz kurt’ imzasıyla Ergenekon, Sayı.1 (1938)
  • ‘Bugünün Gençlerine’ (başlıksız), Atsız Mecmua, Sayı.16 (1932)
  • Davetiye
  • Dosta Sesleniş
  • ‘Dünden Sesler: Yarın türküsü’, Orkun, Sayı.53 (1951)
  • ‘Dünden Sesler: Koşma’, Orkun, Sayı.58 (1951)
  • ‘Dün Gece’, Orhun, Sayı.1 (1933)
  • Eski Bir Sonbahar
  • Gel Buyruğu
  • Geri Gelen Mektup, Orkun, Sayı.44 (1951)
  • ‘Hatıralar’, Çınaraltı, Sayı.2 (1941)
  • Kader
  • Kağanlığa Doğru
  • Kahramanların Ölümü
  • Kahramanlık
  • Karanlık
  • Kardeş Kahraman Macarlar
  • Korku
  • ‘Koşma’, Atsız Mecmua, Sayı.2 (1931)
  • ‘Koşma’ (başlıksız), Atsız Mecmua, Sayı.12 (1932)
  • ‘Kömen’, Ötüken, Sayı.2 (1964), Ötüken, Sayı.28 (1966), Ötüken, Sayı.95 (1971)
  • ‘Macar İhtilâlcileri’, Ötüken, Sayı.79 (1970)
  • ‘Macar İhtilâlcileri’, Ötüken, Sayı.82 (1970)
  • ‘Muallim Arkadaşlarıma’, Atsız Mecmua, Sayı.5 (1931)
  • Mutlak Seveceksin
  • ‘Nejdet Sançar’a Ağıt’, Ötüken, Sayı.138 (1973)
  • ‘O Gece’, Orhun, Sayı.2 (1933)
  • Özleyiş
  • Sarı Zeybek
  • Selam
  • Sona Doğru
  • ‘Şehit Tayyareci Erkânıharp Yüzbaşı Kâmi’nin Büyük Hatırasına’, Atsız Mecmua, Sayı.6 (1931)
  • ‘Şiir’ (başlıksız), Atsız Mecmua, Sayı.8 (1931)
  • ‘Şiir’ (başlıksız), Orhun, Sayı.3 (1934)
  • Topal Asker, Atsız Mecmua, Sayı.4 (1931), Kopuz, Sayı.4 (1943)
  • ‘Toprak-Mazi’, Atsız Mecmua, sayı.14 (1932), Kopuz, Sayı.3 (1943)
  • Türk Gençliğine
  • Türk Kızı, Tanrıdağ, Sayı.4 (1942)
  • ‘Türkçülük Bayrağı’, Ötüken, Sayı.119-120 (1973)
  • Türkistan İhtilalcilerinin Türküsü
  • ‘Türklerin Türküsü’, Atsız Mecmua, Sayı.3 (1931), ‘Boz kurt’ imzasıyla Ergenekon, Sayı.2 (1938)
  • Unutma
  • ‘Varsağı’ (başlıksız), Atsız Mecmua, Sayı.9 (1932), Atsız Mecmua, Sayı.10 (1932), Atsız Mecmua, Sayı.17 (1932)
  • Yakarış I
  • Yakarış II
  • Yalnızlık
  • ‘Yarının Türküsü’, Çınaraltı, Sayı.10 (1941)
  • Yaşayan Türkçülere Ağıt
  • Yolların sonu, Atsız Mecmua, Sayı.17 (1932)

Diğerleri

  • Divan-ı Türk-i Basit, Gramer ve Lugati, Mezuniyet Tezi, Türkiyat Enstitüsü, no. 82, 111 s. (İstanbul, 1930)
  • “Sart Başı”na Cevap, İstanbul, 1933.
  • Çanakkale’ye Yürüyüş, İstanbul, 1933.
  • XVIıncı asır şairlerinden Edirneli Nazmî’nin eseri ve bu eserin Türk dili ve kültürü bakımından ehemmiyeti, İstanbul, 1934.
  • Komünist Don Kişot’u Proleter Burjuva Nâzım Hikmetof Yoldaşa, İstanbul, 1935.
  • Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar, I. Bölüm, İstanbul, 1935.
  • XVinci asır tarihçisi Şükrullah, Dokuz Boy Türkler ve Osmanlı Sultanları Tarihi, İstanbul, 1939.
  • Müneccimbaşı, Şeyh Ahmed Dede Efendi, Hayatı ve Eserleri”, İstanbul, 1940.
  • 900. Yıl Dönümü (1040-1940), İstanbul, 1940.
  • İçimizdeki Şeytanlar (Sabahattin Ali’nin İçimizdeki Şeytan eserini eliştirmek için yazılmıştı), İstanbul, 1940.
  • Türk Edebiyatı Tarihi, İstanbul 1940.
  • En Sinsi Tehlike (Faris Erman’in ‘En Büyük Tehlike’ye karşılık vermek için yazılmıştı), İstanbul, 1943.
  • Hesap Böyle Verilir (Reha Oğuz Türkkan’a hitaben yazılmıştı), İstanbul, 1943.
  • Türkiye Asla Boyun Eğmeyecektir (İ.Süruri Ermete: Üçüncü dereceden harb malûlü piyade subayı imzasıyla yayımlanmılştı), İstanbul, 1943.
  • ‘Ahmedî, Dâstân ve tevârîh-i mülûk-i Âl-i Osman’, Osmanlı Tarihleri I, İstanbul, 1949.
  • ‘Şükrüllah, Behcetü’t tevârîh’, Osmanlı Tarihleri I, İstanbul, 1949.
  • ‘Âşıkpaşaoğlu Ahmed Âşıkî, Tevârîh-i Âl-i Osman’, Osmanlı Tarihleri I, İstanbul, 1949.
  • Türk Ülküsü, İstanbul 1956.
  • Osman (Bayburtlu), Tevârîh-i Cedîd-i Mir’ât-i Cihân, İstanbul, 1961.
  • Osmanlı Tarihine Ait Takvimler I, İstanbul, 1961.
  • Ordinaryüs’ün Fahiş Yanlışları (Ali Fuat Başgil’e cevap), İstanbul 1961.
  • Türk Tarihinde Meseleler, Ankara, 1966.
  • Birgili Mehmed Efendi Bibliyografyası, İstanbul, 1966.
  • İstanbul Kütüphanelerine Göre Ebüssuud Bibliyografyası, İstanbul 1967.
  • Âlî Bibliyografyası, İstanbul, 1968.
  • Âşıkpaşaoğlu Tarihi, İstanbul, 1970.
  • Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nden Seçmeler I, İstanbul 1971.
  • Evliya Çelebi Seyahatnâmesi’nden Seçmeler II, İstanbul 1972.
  • Oruç Beğ Tarihi, İstanbul, 1973.

Makaleleri

  • (Ahmed Naci ile birlikte) ‘Anadolu’da Türklere ait yer isimleri’, Türkiyat Mecmuası, Sayı.2 (1928)
  • ‘Türkler Hangi Irktandır?’, Atsız Mecumua, Sayı.1 (1931)
  • ‘”İzmirden Sesler” hakkında’, Atsız Mecmua, Sayı.4 (1931)
  • ‘”İzmirden Sesler” hakkında’, Atsız Mecmua, Sayı.5 (1931)
  • ‘Hindenburgun Sözleri’, Atsız Mecmua, Sayı.8 (1931)
  • ‘Bugünün Meseleleri: Aynı Tarihî Yanlışlığa Düşüyor Muyuz?’, Atsız Mecmua, Sayı.11 (1932)
  • ‘Bugünün Meseleleri: Aynı Tarihî Yanlışlığa Düşüyor Muyuz?’, Atsız Mecmua, Sayı.12 (1932)
  • ‘Bugünün Meseleleri: Millî Seciye Buhranı’, Atsız Mecmua, Sayı.14 (1932)
  • ‘Türk Vatanını PeşkEş Çekenlere’, Atsız Mecmua, Sayı.15 (1932)
  • ‘Sadri Etem Bey’e Cevap’, Atsız Mecmua, Sayı.16 (1932)
  • ‘Bugünün meseleleri: Askerlik aleyhtarlığı’, Astız Mecmua, Sayı.17 (1932)
  • ‘Darülfünunun Kara -daha doğru bir tabirle- Yüz Kızartacak Listesi, Atsız Mecmua, Sayı.17 (1932)
  • ‘Vâlâ Nurettin Beyden Bir Sual’, Atsız Mecmua, Sayı.17 (1932)
  • (‘Çiftçi-Oğlu H. Nihâl’ imzasıyla) ‘Dede Korkut Kitabı hakkında’, Azerbaycan Yurt Bilgisi, c.1 (1932)
  • ‘Kuş Bakışı: Orhun’, Orhun, Sayı.1 (1933)
  • ‘Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar I. Türkeli, II. İlk Türkler’, Orhun, Sayı.1 (1933)
  • ‘En Eski Türk müverrihi: Bilge Tonyukuk’, Orhun, Sayı.1 (1933)
  • ‘Kuş bakışı: Türk Dili’, Orhun, Sayı.2 (1933)
  • ‘Türk Tarihi Üzerine Toplamalar III. Yabancıların Türkeline Saldırışı, IV.Milâttan Önceki 5-4üncü Asırlarda Türkeline Doğudan Çinlilerin, Batıdan Yunanlıların Saldırışı’, Orhun, Sayı.2 (1933)
  • ‘X meselesi’, Orhun, Sayı.3 (1934)
  • ‘Haddini Bil!’, Orhun, Sayı.3 (1934)
  • ‘Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar: V. Milâttan Önce 3-2nci Asırlarda Türkler Arasında Dahilî Savaşlar’, Orhun, Sayı.4 (1934)
  • ‘Edirne Mebusu Şeref Bey’e Cevap’, Orhun, Sayı.4 (1934)
  • ‘Ahmet Muhip Bey’e Cevap’, Orhun, Sayı.4 (1934)
  • ‘Şarkî Türkistan’, Orhun, Sayı.4 (1934)
  • ‘Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar: VI. Kun Devletinin Dahilî Teşkilâtı, VII. Kun (Oğuz) Sülâlesi Devrinde Türk Birliği’, Orhun, Sayı.4 (1934)
  • ‘Komünist, Yahudi ve Dalkavuk’, Orhun, Sayı.5 (1934)
  • ‘İkinci Türk Müverrihi: Yulıg Tigin’, Orhun, Sayı.5 (1934)
  • ‘Alaylı Âlimler’, Orhun, Sayı.5 (1934)
  • ‘Edirne Mebusu Şeref ve Hakimiyeti Milliye Muharriri A. Muhip Beylere Açık Mektup’, Orhun, Sayı.5 (1934)
  • ‘Alaylı Âlimlerden Sadri Maksudi Bey’e Bir Ders’, Orhun Sayı.6 (1934)
  • ‘Cihan Tarihinin En Büyük Kahramanı: Kür Şad’, Orhun, Sayı.6 (1934)
  • ‘Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar’ Orhun, Sayı.6 (1934)
  • ‘Edirne Mebusu Şeref Bey’e İkinci Mektup’, Orhun, Sayı.6 (1934)
  • ‘Gaza Topraklarının Gazi ve Şehit Çocukları’, Orhun, Sayı.7 (1934)
  • ‘Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar’, Orhun, Sayı.7 (1934)
  • ‘Edebiyat Fakültesi Talebe Cemiyetinin Değerli Bir İşi’, Sayı.7 (1934)
  • ‘Baş Makarnacının Sırtı Kaşınıyor’ (Benito Mussolini’ye hitaben yazılmıştı), Orhun, Sayı.7 (1934)
  • ‘İnkilâp Enstitüsü Dersleri’, Orhun, Sayı.7 (1934)
  • ‘Musa’nın Necip (!) Evlâtları Bilsinler Ki:’ (Yahudilere kasten yazılmıştı), Orhun, Sayı.7 (1934)
  • ‘Tavzih’, Orhun, Sayı.7 (1934)
  • Yirminci Asırda Türk Meselesi I. Türk Birliği’, Orhun, Sayı.8 (1934)
  • ‘Türk Tarihi Üzerinde Toplamalar’, Orhun, Sayı.8 (1934)
  • ‘Kanun Ahmet Muhip Efendiyi Çarptı’, Orhun, Sayı.8 (1934)
  • ‘Moyunçur Kağan Âbidesi, Orhun, Sayı.8 (1934)
  • ‘İstanbulun Fethi Yılına Ait Bir Mezar Taşı’, Orhun, Sayı.8 (1934)
  • ‘Yirminci Asırda Türk Meselesi II. Türk Irkı = Türk Milleti’, Orhun, Sayı.9 (1934)
  • ‘Türk Tarihi Üzerine Toplamalar’, Orhun, Sayı.9 (1934)
  • ’16ncı Asır Şâirlarinden Edirneli Nazmî ve Bu Eserin Türk Dili ve Kültürü Bakımından Ehemmiyeti’, Orhun, Sayı.9 (1934)
  • (Nâmık Kemâl Hakkındaki Fikirleri), ‘Namik Kemal’, Millî Türk Talebe Birliği, Sayı.3 (1936)
  • On Beşinci AsIra Ait Bir Türkü, Halk Bilgisi Haberleri, Yıl.7, Sayı.84 (1938)
  • ‘Dede Korkut’, Yücel, C.VIII, Sayı.84 (1939)
  • ‘Cihan Tarihinin En Büyük Kahramanı: Kürşad’, Kopuz, Sayı.3 (1939)
  • (‘Çiftçi-oğlu’ imzasıyla) ‘Atalarımızdan Kalan Eserleri Yıkmak Vatana İhanettir’, Kopuz, Sayı.5 (1939)
  • ‘Türk Tarihine Bakışımız Nasıl Olmalıdır?’, Çınaraltı, Sayı.1 (1941)
  • ‘Koca Ragıp Paşa, Haşmet ve Fıtnat Hanım Arasında Şakalar’, Çınaraltı, Sayı.3 (1941)
  • ‘Dilimizi Türkçeleştirmek İçin Amelî Yollar’, Çınaraltı, Sayı.5 (1941)
  • ‘Türk Ahlâkı’, Çınaraltı, Sayı.7 (1941)
  • ’10 İlkteşrin 1444 Varna meydan savaşı’, Çınaraltı, Sayı.15 (1941)
  • ‘Büyük Günler’, Çınaraltı, Sayı.16 (1941)
  • ‘İki Mühim Eser’, Çınaraltı, Sayı.17 (1941)
  • ‘En Eski Zamana Ait Türk Destanı. Alp Er Tunga Destanı’, Çınaraltı, Sayı.19 (1941)
  • ‘Namık Kemal’, Çınaraltı, Sayı.22 (1942)
  • ‘Mühim Bir Dergi’, Çınaraltı, Sayı.27 (1942)
  • ‘Millî Şuur Uyanıklığı’, Çınaraltı, Sayı.33 (1942)
  • ‘Türk Gençliği Nasıl Yetişmeli?’, Çınaraltı, Sayı.35 (1942)
  • ‘İran Türkleri’, Çınaraltı, Sayı.36 (1942)
  • ‘Dil Meselesi’, Çınaraltı, Sayı.38 (1942)
  • ‘Rıza Nur’, Çınaraltı, Sayı.42 (1942)
  • ‘Yeni Bir Selçukname’, Çınaraltı, Sayı.52 (1942)
  • ‘Günümüzün Baş Müverrihi ve Büyük Bir Eseri’, Çınaraltı, Sayı.58 (1942)
  • ‘Osmanlı Padişahları’, Tanrıdağ, C.1, Sayı.10 (1942)
  • ‘Osmanlı Padişahları II’, Tanrıdağ, C.1, Sayı.11 (1942)
  • ‘Yeni Eserler: “Adana Fethinin Destanı”‘, Çınaraltı, Sayı.82 (1942)
  • ‘Türk Milletinin Şeref Şehrahı’, Kopuz, Sayı.1 (1942)
  • ‘Fatih Sultan Mehmet’, Çınaraltı, Sayı.88 (1942)
  • ‘Azizim Tevetoğlu’, Kopuz, Sayı.7 (1942)
  • ‘Türk Sazı’, Türk Sazı, Sayı.1 (1942)
  • ‘Türkiyenin Millî Futbol Maçları’, Türk Sazı, Sayı.1 (1942)
  • ‘Türkçülük’, Orhun, Sayı.10 (1942)
  • ‘Türkçülere Birinci Teklif’, Orhun, Sayı.10 (1942)
  • ‘İki Büyük Yıl Dönümü’, Orhun, Sayı.10 (1942)
  • (İmzasız) ‘Türk Gençlerine Düşündürücü Levhalar: 1′, Orhun, Sayı.10 (1942)
  • (‘T. Bayındırlı’ imzasıyla) ‘Türkiye’nin Millî Futbol Maçları’, Orhun, Sayı.10 (1942)
  • ‘Büyük Bir Yıl Dönümü’, Orhun, Sayı.10 (1942)
  • ‘Türkçülere İkinci Teklif’, Orhun, Sayı.11 (1942)
  • (İmzasız) ‘Türk Gençlerine Düşündürücü Levhalar: 2. 1915 Çanakkale savaşların’ın Bilançosu’, Orhun, Sayı.11 (1942)
  • ‘Türkiyenin Millî Atletizm Maçları’, Orhun, Sayı.11 (1942)
  • ‘Savaş Aleyhtarlığı’, Orhun, Sayı.12 (1942)
  • ‘İki Şanlı Yıl Dönümü’, Orhun, Sayı.12 (1942)
  • ‘Türkçülere Üçüncü Teklif’, Orhun
  • (İmzasız) ‘Türk Gençlerine Düşündürücü Levhalar: 3′, Orhun, Sayı.12 (1942)
  • (‘T. Bayındırlı’ imzasıyla), ‘Türkiyenin Millî Kılıç Maçları’, Orhun, Sayı.12 (1942)
  • ‘Şanlı Bir Yıl Dönümü’, Orhun, Sayı.13 (1944)
  • (‘T. Bayındırlı’ imzasıyla) ‘Türkiyenin Balkanlararası Millî Güreş Maçları’, Orhun, Sayı.13 (1944)
  • ‘Türk Kızları Nasıl Yetiştirilmeli’, Orhun, Sayı.13 (1944)
  • ‘Türk Gençlerine Düşündürücü Levhalar: 4′, Orhun, Sayı.13 (1944)
  • ‘Türkçülere Dördüncü Teklif’, Orhun, Sayı.13 (1944)
  • ‘Türkçülere Beçinci Teklif’, Orhun, Sayı.14 (1944)
  • ‘Yabancı Bayraklar Altında Ölenlere Ağıt’ (Stalingrad Muharebesinde şehit düşen Türk asıllı Kızıl Ordu askerleri için yazılmıştı), Orhun, Sayı.14 (1944)
  • ‘Ülküler Taarruzîdir’, Orhun, Sayı.14 (1944)
  • ‘Varsağı’, Orhun, Sayı.14 (1944)
  • ‘Başvekil Saracoğlu Şükrü’ye Açık Mektup (20 Şubat 1944 Pazar)’, Orhun, Sayı.15 (1944)
  • ‘Başvekil Saracoğlu Şükrü’ye İkinci Açık Mektup (21 Mart 1944, Maltepe)’, Orhun, Sayı.16 (1944)
  • Saracoğlu, 5 Ağustos 1942′de Başvekil seçildiğinde Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir diye konuştuğu için ‘Türkçü Başvekil’ olarak tanınıyordu.
Afşın Karakozanlı
Afşındır, delidir; ne yapsa, yeridir. Sevecendir, pek umursamaz; ama bir o kadar da haylaz. Derken efendim, hatır bilir, gönül sayar; ilgi alanıdır bilgisayar. Tabii, sadece bunlar olmaz kâfi; bazen neşeli bazen de kederli. Biraz ırkçıdır biraz deli; uykusuz geçmez geceleri... Art ardına dizerken dizeleri; sormayın ne kadar düşünceli. Öyle sevmez, sevemez her şeyi; o yüzden derler "ipe sapa gelmez biri". Diyen desin, söyleyen etsin, tutan yapsın; işte budur Karakozanlı Afşın.
   
  1. ebrahim
    29 May, 2014 - 14.21 | #1

    من تورك تاريخي و ادبيات كتاب لارينا احتياجيم وار لطفا مانگا گندرينگ
    men turkce kitab . tarihi v edebiyti ketab lara ehtiyajim var lutfan biza gondering cok tasakkor lar Armang yadamang

  2. GİZLİ
    6 Şub, 2014 - 20.03 | #2

    Yazarının ellerinden öpüyorum on numara bir kitap!

  3. 5 Şub, 2014 - 21.49 | #3

    çok güzel bi kitap ödev için okuyorum ama sardı bayağı

  4. ibrahim Çevik
    15 Ara, 2013 - 13.42 | #4

    Türklüğün suç olarak görüldğü bu günlerde,büyük Türk Nihal Atsız’a selam olsun…Şimdi Türk düşmanlarına karşı birlik olma zamanıdır!Tarih boyunca hep yabancıların,kanı karışmış olanların düzmece oyunlarına maruz kalmışız…ey Türk titre ve kendine dön…

  5. Osman Gazi
    30 Eyl, 2012 - 19.18 | #5

    Keşke daha çok Nihal Atsızlarımız olsaydı..Bütün çocuklarımız onların romanlarını okuyarak kalplerindeki Türklük ateşi ve heyecanını duyarak büyüseler idi. 55 yaşıma geldim. Kitaplarını her okuduğumda ilk defa okuyormuşcasına heyecanla ve bir solukta okuyorum. Nur içinde yatsın. Tanrı Türk’ü korusun.

  6. Almıla
    5 Nis, 2012 - 20.24 | #6

    Hüseyin Nihal Atsız, bence en iyi yazar. Ben hayatım boyunca bir kitabı elime aldığımda heyecanlanmamıştım. Her sayfasını satır satır okumamıştım ya dahası var mı? Ağladım kitabın sonunda. Bence Yağmur Atsız çok şanslı her ne kadar merhum olsada böyle bir babası var. Teşekkürler Hüseyin Nihal Atsız!

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.

*

  Yukarı çık!