Bir İnsandan İnsanoğlunun Tarihi

insan olmak“İnsanlık görmüyor mu insanı yorduğunu İnsanlık paylaşmaktır Tanrı’nın verdiğini Hiçbir canlı görmedi insanın gördüğünü Kahrolası güçlerin kime olmuş faydası Merhamet de kalmamış baksanıza hainde İnsanlık tükeniyor canlar yandıkça evrende! ” mutfak bilgileri

Yaralandınız… doğru alışveriş

Vurdular sizi can damarınızdan. Kan gölünde boğuldu insanlığınız. Birbirinize bir soluk kadar yakınken, birbirinize ulaşamıyorsunuz. Ayağa kalktığınızda dizleriniz kanıyor. Çok farklı boyutlardaymış gibi birbirinizi anlamamaya direniyorsunuz. Ne oldu size? Nasıl böyle oldunuz? Daha dün çok güçlüydünüz; oysa tek elinizle çocuğunuzu kucaklarken. Yazgıya yenilen sevdalar taşırken bedenlerinizde hiç yorulmamacasına… Peki ya bugün neredesiniz? Kim vurduya gittiniz de dönecek misiniz? bitkisel yağlar

Gülleri koklamıyor, baharları heyecanla beklemiyorsunuz artık. Çiçek çiçek açmıyorsunuz, her dem acıtan bir dikensiniz birbirinize. “Bâbil’ in Asma Bahçeleri” nde mi kaldı insanlığınız? Hey siz kaçın kurasısınız, kaçıncı kura bu çektiğiniz?

Katledildiniz, katlettiniz.

Vietnam’ da günahsız nice insanı katlettiniz. Hiroşima’ da yüz binlerce insanın üzerine atom bombası yağdırıp canavar kesildiniz. Masum yürekleri acımasızlığınıza kurban ettiniz. Şimdi ise kurbanlarınız ardından ağıt yakan hecelerle pişmanmış gibi davranıp, iflasımı kurutuyorsunuz.

Kıbrıs’ ı, Lübnan’ı kan kırmızıya boyadınız. Akdeniz utandı maviliğinden. Bosna’ da anneleri kurşuna dizdiniz. Ceninleri, bebekleri yaşamdan mahrum ettiniz. Hocalı’ da kız kardeşimin gelinliğini sandıklarda kirlettiniz.

Gün geldi Irak’ ta esmer çocuklar yerine, “mavi gözlü sarı saçlı” sahipsiz çocukların doğmasına sebep oldunuz. Afganistan’ da halkı aç bırakıp uyuşturucuya mahkûm ettiniz. Filistin’ de babaları evlatlarının önünde vurdunuz. Azerbaycan’ da, Nahcivan’ da, Makedonya’ da kızlarımızın namusuyla oynadınız. Yine gün geldi Doğu Türkistan’ da soydaşlarımı katlettiniz. Urumçi’ de camileri basıp Müslüman kardeşimi sırtından vurdunuz. Kaşgar okullarında ilim çocuklarını işkencelerinize maruz bıraktınız. Barış umudumuza kan sıçrattınız. Kanattıkça kanattınız birbirinizi.

Adem’ i, Havva’ yı unutup her gördüğünüz elmayı yediniz, ayva olduğunu fark etmediniz bile. Hani laf cambazıydım ben? Lâl kesildim, unuttum biriktirdiğim bütün kelimelerimi, caniliğinizi seyrederken…

Kalpsizleştiniz…

Unuttunuz mu İnsanî duyguları, sevmeyi sevilmeyi, belki de siz hiç sevmediniz. Geceleri sevda türküleri tutturmuyorsunuz artık, fesat düşüncelerinizden kurtulup şiirler göndermiyorsunuz.

Bir sokak köpeğine sarılamıyor, bir kediyi eve alamıyorsunuz. Kırlara gitmiyor, kelebeklere ömürleri yüzünden acımıyorsunuz. Mecnun ölmüş, Leyla sokaklarda. Aşk bile değişmiş zamanla. Sevdiği kızı elinden almak için Habil’ i vururken, Kâbil olmuşsunuz. Yeryüzünde ilk cinayeti işleyen yaratıklar olarak tarihe geçmişsiniz.

Kandırıldınız.

Paranın oyununa geldiniz. Dostlarınızı banka hesaplarına göre değerlendirdiniz. Her şeyin başı para dediniz. Uç kuruş verdiğiniz işçiniz beş kuruş istedi. Emeğinin karşılığını vermek yerine başınızdan defettiniz. Siz insanlığınızı bunca yoksulluğa rağmen lüks menülerin sunulduğu, pahalı içkilerin su gibi aktığı masalarda bıraktınız.

Kayboldunuz.

Hilenin, riyanın, günahın arasında kayboldunuz, kaybettiniz kendinizi. Hâlâ da kayıpsınız. Biri sizi durdursun artık ve bir diğeri sırtımdaki kamburunuzu köşeye kadar taşısın! Sizi yazdıkça suç ortağınız oluyor kalemim.

Sizin günahlarınızla suçlanıyorum. insanlık buysa eğer ben insanlığı kabul etmiyorum.

insanlık bir yükseliştir göklere kadar. insanlık zor iştir. insanlık, bir düşüştür, bir çöküş belki… insanlık bir yaşama arzusudur ve yaşatma duygusudur. insanlık bir deliliktir. insanlık sabırdır, cesarettir. insanlık bir öyküdür. insanlık her şeydir işte… Yalnız esirlik değildir!

ikiyüzlü dünyayı çoktan boşadım. Zümrüt de, çakıl da senin olsun ey sevdalısı! Bana şeffaf bir kalp yeter bir de masmavi bir bakış. Kurtların koyunlara bekçilik yaptığı bir dünyada yaşamak istemiyorum!

Rifat Eravşar

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!