Bağıl Nem

Tarih: 24 Haziran 2012  |   Bölüm: Coğrafya  |   Okunma: 1.917  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

Belli sıcaklıkta bir hava kütlesinde bulunan su buharı miktarının, o sıcaklıkta bir hava kütlesinin alabileceği en yüksek subuharı miktarına olan oranına bağıl nem ya da nispî nemlilik denir. Bu oran, ifadeyi kolaylaştırmak için yüzde olarak belirtilir.

 

Havadaki nem oran % 100 olduğunda hava alabileceği er. yüksek nemi almış, yani doy­gunluk noktasına ulaşmıştır, Mevcut su buharı miktarı hava­nın alabileceği nem miktarının yarısı ise bağıl nem % 50′dir. Şu hâlde bağıl nem miktarı aynı zamanda havanın doygunluk durumunu ve doyma noktasın­dan olan açığı da gösterir.

Havada bağıl nem değişmesi iki şekilde olur. 1. Serbest su yüzeyinde, toprak ve bitkilerde olan buharlaşma arttıkça havada bulunan nisp” nem miktarının artması ile meydana gelir, 2. Sıcaklık değişmesi ile olur. Buharlaşma olmaksızın havanın sıcaklığı düştükçe havanın nisp’ nem miktarı artar, havanın sıcaklığı arttıkça havanın nisp” nem miktarı da düşer. İlk bakışta akla ters gibi gelen bu durum, havanın sıcaklığı ile taşıyabileceği nem miktarı arasındaki ilişki dikkate alındığında kolaylıkla anlaşılır. Örneğin 16°C sıcaklıkta ve bağıl nemi % 50 oranında olan havanın sıcaklığı 32°C’ye yükseldiğinde nem miktarı % 25‘e düşerek oldukça kuru bir hava hâlini alır. Bu havanın sıcaklığı 5°C’ye düştüğünde havanın bağıl nemi % 100‘e ulaşır, yani doygunluk sınırına gelir.

Bundan sonra sıcaklık daha da düşerse hava içerisinde barındırdığı nemi taşıyamaz ve yoğuşma ürünü olan yağış başlar. Sıcaklık sıfır derecenin altına düştüğünde ise bu kez havanın temas ettiği yüzey üzerinde kırağı oluşur. Bu bakımdan havanın bağıl nem durumu dikkate alındığında muhakkak surette havanın sıcaklığı da belirtilmelidir.

Afşın Karakozanlı
Afşındır, delidir; ne yapsa, yeridir. Sevecendir, pek umursamaz; ama bir o kadar da haylaz. Derken efendim, hatır bilir, gönül sayar; ilgi alanıdır bilgisayar. Tabii, sadece bunlar olmaz kâfi; bazen neşeli bazen de kederli. Biraz ırkçıdır biraz deli; uykusuz geçmez geceleri... Art ardına dizerken dizeleri; sormayın ne kadar düşünceli. Öyle sevmez, sevemez her şeyi; o yüzden derler "ipe sapa gelmez biri". Diyen desin, söyleyen etsin, tutan yapsın; işte budur Karakozanlı Afşın.
   
Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.

*

  Yukarı çık!