Babanzade Ahmet Naim

babanzade ahmet naimAhmed Naim’den felsefî düşünür olarak daha önce bahsedildi. Ancak Ahmed Naim’in dinî düşüncedeki önemi İslâm ahlâkının felsefî ifadelerle açıklanması ve temellendirilmesi konusundadır. Bunun yanında “İslâm’da Dâvâ-yı Kavmiyet” adlı risalesinde kavmiyetçiliğe karşı çıkması sebebiyle çeşitli tartışmalara sebep olmuştu. Yahya Kemal’in “Siyasî ve Edebî Portreler”de bildirdiğine göre, 1922’de Edebiyat Fakültesi’nde bir Ahmed Naim, Yahya Kemal’in Türk halkının İslâm’ı yaşayış tarzına ait yazılarına itiraz etmiş; Siz İslâm’ı bozuyorsunuz, yanlış anlayıp, yanlış anlatıyorsunuz, biz buna karşıyız, demiş.

O da siz kim oluyorsunuz? Ben yaşanan İslâm’ı yazıyorum, kitaplardaki İslâm’ı değil, demiş. 1934’te bir yaz sıcağında Yahya Kemal’e yaklaşan Ahmed Naim, sizden özür dilerim, sizinle o münakaşamızdan sonra ben de sizin gibi düşünüp araştırmaya girdim, siz haklıymışsınız, deyip uzaklaşmış (bu birkaç ay önce). Ahmed Naim’in bir diğer hizmeti, Buharî’den seçilmiş hadislerin (Tecrid-i Sarîh) TBMM kararı ile tercüme ve tefsir etmesidir, yorumlamasıdır. Ahmed Naim, Tecrid’in ilk üç cildini çevirmiş, fakat ömrü diğerlerine yetmemiştir.

Tercümenin baş tarafına 500 sayfalık hadis metodolojisine ait yazdığı giriş de çok önemlidir. Çünkü hadis kritiğinin önemini felsefî ifadelerle kuvvetlendirerek belirtmiş, akla itimat edilmesini daima esas almış, aklın ilkelerine etmeyen kimsenin aklî delillerle başkasını susturmaya çalışmasını gülünç bulmuştur. Bağdat mektupçularından Mustafa Zihni Paşa’nın oğlu olan Babanzâde Ahmet Naim, 1872 yılında Bağdat’ta doğdu. Son devrin hem felsefe, hem dini ilimler sahasında en kapasiteli alimlerinden olan naim efendi, bağdat rüştiyesi’ni bitirdikten sonra istanbul’a geldi.

Sırasıyla galatasaray sultanisi, ardından mülkiye mektebi’ni bitirdikten sonra aynı yıl 1894 hariciye nezareti (dışişleri bakanlığı) tercüme kaleminde çalışmaya başladı. Aynı zamanda mektep tahsilinin yanında medreselerde okutulan islami bilgileri de tamamlayarak Arapçasını da ilerletti. Maarif nezareti (milli eğitim bakanlığı) tedrisat müdürlüğü de yapan ahmet naim, mezun olduğu galatasaray lisesi’nde arapça derslerine girdi. Daha sonra milli eğitim bakanlığı tercüme dairesi azalığına (üyeliğine) getirildi. Orada çok ciddi çalışmalarda bulundu.

Bu görevin ardından Darulfünun Edebiyat Fakültesi’nde müderrisliğe (profesörlüğe) başladı. Burada, felsefe, psikoloji, ahlak, mantık, metafizik (ilmi mabadet, tabia) derslerini okuttu. Bir ara buranın rektörlüğünü (umum müdürlük) de yürüttü. Daha sonra bazı arkadaşlarıyla birlikte okula alınmayarak, emekliye ayrılmak zorunda bırakıldı. 13 ağustos 1934 tarihinde sabah namazını kılarken secdede vefat etti. Edirne kapı mezarlığı’na defnedildi.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!