Ay’ın Jeolojik Tarihi

Ay, Dünya oluştuktan kısa bir süre sonraya tekabül eden 4,45-4,5 milyar yıl kadar önce oluşmuştur. Büyük miktardaki enerji, Ay’ın oluşumunu sağlayan parça­cıkların hızlı bir şekilde birleşmesi sırasında açığa çıkmıştır. Ay yuvarlağı büyü­dükçe birkaç yüz kilometre derinliğinde bir kat ergiyerek Ay’daki magma okyanusu oluşmuştur. Meteorit bombardımanı Ay’ın ergimiş dış katını meydana getirmiştir. Sonuçta meteorit bombardımanı Ay’ın yüzeyinin yeterince serinlemesine engel olmuştur. Ay yüzeyinin yüksek kesimlerindeki iç püskürük kayalar 4,4 milyar yaşın­dadır. Bu durum, yüksek kesimlerin zamanla katılaştığını gösterir.

Rodos Adası büyüklüğünde olan bazı meteoritler, 4,2 ve 3,9 milyar yıl önce tekrar Ay yüzeyine düşmüştür. Bu sırada radyoaktif ayrışma Ay’ın iç kısmını ısıtmıştır. Sonuç olarak 3,8 milyar yıl önce Ay’ın iç kesiminin önemli bir bölümü ergimiş ve kızgın olan magma Ay yüzeyi üzerine püskürmüştür. Ay üzerindeki büyük düzlükler (maria), lavların meteor çukurlarının içini doldurmasıyla oluş­muştur. Ay’daki volkanik faaliyetler yaklaşık 700 miiyon yıl önce durmuştur.
Ay ve Dünya, günümü­ze kadar benzer bir oluşu­ma sahiptir. Fakat Ay‘ın Dünya’ya göre çok küçük olması, hemen soğuyarak son 3,1 milyar yıllık süreç­te jeolojik yönden aktif bir durum almamasına neden olmuştur. Apollo astranot- ları tarafından Ay yüzeyi­ne bırakılan sismograf­ların kayıtları, Ay’daki dep­remlerden açığa çıkan enerjinin, dünyadaki dep­remlerden açığa çıkan enerjinin sadece bir tril­yonun milyarda biri oldu­ğunu gösterir.

Açıklama A: Mars büyük­lüğündeki bir cismin Dün­ya’ya çarpmasıyla bir yörünge üzerinde kayalardan oluşan ergimiş bulutların oluşumu, B. 0.6 milyar yıl boyunca mete­orların çarpmasıyla Ay yüze­yinde kraterlerin oluşumu, C. 3.8 milyar yıl önce volkan­lardan çıkan lavların yayılma­sı, günümüzde bu faliyetlerin durması.

Dünya’nın 500 milyon yıl önce katı hale dönüştüğü ve nisbeten soğuyarak sıcaklığının 1000°C’nin üzerinde olduğu sanılmaktadır. Demir ve silikatlerin diğer elementlere göre az, bunların bazılarının radyoaktif olduğu, milyonlarca yıl geçme­siyle, çoğunlukla uranyum, toryum ve potasyum gibi minerallerin radyoaktif ayrışması sonucu enerjinin açığa çıkmasıyla dünyanın ısındığı ve bazı bileşiklerin ergidiği belirtilmektedir.

Silikatlerden önce demir ergiyerek yoğunluk artışyla dün­yanın merkezine doğru batmış ve silikatler üste doğru yükselmiştir. Sonra, demir dünyanın merkezine ulaşarak birikmiştir. Sonuçta demir birikerek dünyanın çekir­değini oluşturmuştur. Dünyanın soğumasıyla kabuk tabakası meydana gelmiştir.

|>> Ay Hakkında Genel Bilgi <<|

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!