Atmosferin Nemi ve Yağış

Yeryüzündeki canlı hayatın vazgeçilmez unsuru olan su, yağışlar sonucunda yeryüzüne düşer. Su; gaz, katı ve sıvı fazlarda bulunur. Bunlar sıcaklık şartlarına göre birinden diğerine dönüşür. Her zaman gözümüzün önünde cereyan ettiği gibi, su 0°C’nin üzerinde buharlaşarak gaz hâline geçer. Havanın gaz hâlinde barındırdığı suyun belli bir sıcaklığın altına düşmesi ile yoğuşarak sıvı hâle dönüşür. 0°C’nin altındaki sıcaklıklarda ise donarak buz kristalleri hâline gelir. Bazen de buz kristalleri doğrudan buhar hâline (sublimasyon) geçer.
Üç hâlde bulunan ve birbirine geçiş temin eden suyun, enerji nakli ve dolayı­sıyla iklim şartlarının oluşmasında fevkalâde önemli rolü bulunur.

Nitekim suyun buharlaşması için sarfedilen sıcaklık enerjisi, su buharının bünyesinde âdeta saklanarak su buharı içerisinde kalır. Bu sıcaklığa saklı sıcaklık denir. Bir gram suyun buharlaşması için yaklaşık olarak 600 kalori enerji sarfedilir. Bu enerji, saklı enerji hâline dönüşerek su buharı içinde tutulur. Su buharı yoğuştuğunda ise içerisindeki saklı enerji, tekrar aynı miktarda açığa çıkar. Bu durum, yağışın oluştuğu sahada, hava sıcaklığının yükselmesini sağlar. Yağmur veya kar yağışı sırasında havanın ısınması bu olay ile ilgilidir. Aynı şekilde donma olayı olayında da sıcaklık enerjisi açığa çıkar. Nitekim su donarken her gram su 80 kalori değerinde ısı yayar; buna karşılık erime sırasında da aynı miktarda enerji tutulur. Buna saklı sıcaklığın açığa çıkması denilir. Şu hâlde, erime olduğunda açığa çıkan sıcaklık, buharlaşma ile tutulur; suyun donması ile de tekrar açığa çıkar. Böylece donma ve erime sırasında sıcaklık dönüşümü meydana gelir.

Suyun sıcaklık üzerindeki etkisine bağlı olarak, deniz kenarlarında havanın neden ılık olduğu anlaşılır. Gerçekten sıcaklığın bir bölümü suyun buharlaşmasına sarf edildiği için denizel ortamlarda sıcaklık karalardaki kadar yükselmez. Soğuk havalarda ise suyun soğuması esnasında, su bünyesinde bulunan sıcaklığı tekrar havaya verilmesi, havanın fazla soğumasını engeller.

Ayrıca sıcak bölgelerden bu­harlaşan suyun, buhar hâlinde yüksek enlemlere ulaşması ve buralarda yoğuşarak yağış hâlinde düşmesi, su buharı içerisinde bulunan saklı sıcaklığın açığa çıkma­sını sağlar. Bu durum ise yüksek enlemlerde havanın aşırı soğumasını önler. Böylece ekvatoral ve tropikal bölgelerde sıcaklığın aşırı şekilde yükselmesi, enerji açığı olan yüksek enlemlerde sıcaklığın aşırı şekilde düşmesi engellenir.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!