Anadolu’nun Türkleşmesi

anadolunun türkleşmesiAnadolu’nun Türkleşmesi üzerine çok şey yazılıp çizilmiştir. Türklerin taş üstünde taş, gövde üstünde taş bırakmayarak Anadolu’yu Türkleştirdiği, Türklerin Anadolu’da toplu katliamlar yaparak yerli mazlum(!) halkları kırdığı, Türklerin barbar, medeniyetsiz olduğu, savaştan başka bir şey bilmediği… Bunlar daha çok yabancıların söylemleridir. Bir de Anadolulu olmasına rağmen Türklerin Anadolu’daki yerli halkla kaynaşıp melezleştiğini, Türkiye Türklerinin Süryani, Rum, Kürt melezi olduğunu iddia edenler vardır ki, herhalde bunlar da atalarından kuşku duyan, melez olan yahut soyunu bilmeyenlerdir ki bilinçaitlarındaki aşağılık duygusu, onları tüm Türkiye Türklerini melezleştirecek kadar çirkinleştirebilmiştir.

Anadolu büyük göçlerle Türkleşmiştir. Bunlar öyle göçlerdir ki kavimler göçü dahi yanında sönük kalır. Buna rağmen hep göz ardı edilmiş, bilerek ya da bilmeyerek unutulmuş, sineye çekilmiştir.

Bu göçler X. yüzyılda başlamış Temür devrine kadar sürmüştür. Rus tarihçi W. Barthold’a göre “Oğuzların batıya doğru hareketleri, kuzeyden Kıpçakların sıkıştırmasından” ileri gelmektedir. Biz bugün Kıpçak olarak geçen bu topluluğun aslında Kıtaylar olduğunu biliyoruz. Prof. Dr. Osman Turan şöyle söyler: “Kıtaylar 924’de Moğolistan’a saldırınca Orta Asya’da zaten çok artmış bulunan nüfus kesafetini taşırmış; bütün Orta-Asya Türk kavimleri birbirlerini sıkıştırarak kaynaşmaya başlamışlar ve ilk göç de bu baskı ile vuku bulmuştur. ”

Anadolu ‘ya Türk Akınları

İşte bu baskı sonucunda Orta Asya’da oturan tüm Türk halklarının yerleri ağır ağır değişmeye başlamıştır. “Bu baskı neticesinde Oğuz, Kartuk ve Gimek(Kıpçak)ler arasında, Gürcan (Aral) sahillerinde birtakım hareketler ve savaşlar olmuş; Peçenek, Başkırt, Bulgar ve Macar kavimleri birbirlerini iterek Tuna boylarına ve Balkanlara yayılmış ve ilerlemişlerdir.”

İşte bu şekilde başlayan göç hareketi 1017, 1137 yıllarında Kıtayların istila hareketine devam etmesiyle Türk halklarının bir kısmını Kafkasya, Kırım, Tuna civarına bir kısmını daA-nadolu’ya iter. Anadolu’ya itilen halklarda Müslüman olan Oğuzlardır ki bunlara Türkmen denir.

Osman Turan’ın Anadolu’nun Türkleşmesi esnasında verdiği kaynaklardan kesitler:

“Bir Gürcü kaynağı: ‘Türkler Tiflis’ten Berdea’ya kadar bu güzel yerlerde çadırlarını kurmuşlardı… Türkler dünyanın her tarafından sanki bu memlekette randevu verip buralara geliyorlardı… Türklerin kudreti dolayısıyla Rumlar şarktaki bütün şehir ve kalelerini bırakıp gidiyor; bu bölgeleri onlara terkediyor ve onların yerleşmelerine imkan veriyorlar. ’”

“Anonim bir Rum kroniği: ‘Karalar ve denizler, sanki bütün dünya kafir Barbarlar(Türkler) tarafından işgal edildi ve ıssızlaştırıldı. Onlar şarkın (Anadolu’nun) bütün köylerini, evlerini, kiliseleri ile birlikte, istila ve yağma ettiler.

“Yine çağdaş bir Rum yazarı: ‘Türkler Karadeniz, Marmara, Adalar(Ege) ve Akdeniz(Suriye denizi) arasındaki bütün memleketlere hakim oldular.”’

“Çağdaş Ermeni müellifi Mathieu: ‘1080 yılı Mart’ma doğru Okyanus denizi berisinde(Ana-dolu’da) bulunan bütün Hristiyan beldeleri Türklerin istilasına uğradı; hiç bir vilayet onların işgalinden kurtulamadı… Birçok bölgeler boşaldı. Artık şart milleti mevcut değildi. Maraş, Tarsus ve Delük’e kadar uzayan bölgeler kargaşa içinde idi. Zira buralarda halk kitleler halinde birbirleri üzerine yığılıyor; binlerce insan birbirinin yolunu tıkıyor; çekirgeler gibi yeryüzünü kaplıyor ve her taraf insan dalgaları ile doluyordu.’”

Demek ki atalarımız ne katliamlarla Anadolu’da tutunmuş ne de yerli kavimlerle büyük oranlarda melezleşerek kendi benliğini yitirmiştir. Atalarımız, Anadolu’yu, yerli milletleri solda sıfır bırakacak bir büyüklükteki nüfuslarının içerisinde eriterek Türkleştirmiştir.

  1. 4 Oca, 2014 - 19.51 | #1

    ya anadolunun türkleşmesine katkı sağlayan düşünürler ve eserleri lütfen acil

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!