Alyuvarlar (Kan)

alyuvarlarKan yüzde 60’ını oluşturan sıvı plazma ile alyuvarlardan oluşur. Alyuvarlar 7-8 mikrometre çapında esnek diskler şeklinde hücrelerdir. Bir mili-metreküp kandaki ortalama 4 ile 5 milyon alyuvar bu hücrelerin hayati önemini açıkça gösterir.

Aslında, alyuvarlar akciğerlerden gelen oksijeni diğer organlara dağıtır ve bu organlardan akciğere karbon dioksit taşırlar. Bu gazlar, alyuvarın asıl maddesi olan hemoglobin üzerine yapışırlar. Hemoglobin demir içerir; bilindiği gibi oksijen demirin üzerine yerleşip onu paslandırır. İşte akciğerden her geçişte alyuvarlar “paslanırlar”. Organlara gelince oksijen hemoglobinden ayrılır. Olgunlaşmaları sırasında çekirdeklerini kaybettiklerinden alyuvarlar uzun süre yaşayamazlar. Hayat süreleri 3 ile 4 aydır. Bu yüzden kemik iliği sürekli olarak yeni alyuvarlar yapar.

Alyuvarların azalmasına kansızlık (anemi) denir. Anemi öldürücü hastalıklara ve sindirim bozukluklarına yol açar.

Kan besin ve oksijenin yanısıra hormonları da taşır. Hormonlar organların birbirlerine yolladığı kimyasal mesajlardır. Hormonlar plazma içinde seyahat eder ve hedef aldıkları hücrelere gider, etki ederler.

Bir yaralanma sonucu kan damarında oluşan bir kesikten kan akmaya başlar. Plazmanın bazı hücreleri’ ve proteinleri (pıhtılaşma faktörleri) kesiğin kapanmasını sağlar. Bir mili-metreküp kanda 200 – 300.000 adet bulunan trombositler damardaki kesiğin etrafını sararak pıhtı oluştururlar. Yaranın çok derin olması durumunda bunlar yetersiz kalır ve yaranın dikilmesi gerekir.

Akyuvarlar veya lökositler organizmanın savunmasını üstlenirler. Kemik iliği tarafından üretilen akyuvarlar alyuvarlardan daha büyüktür. Sağlıklı bir insanda bir mm3 kanda 6.000 ile 8.000 lökosit vardır. Lökositler çok çeşitlidir. Başlıcaları parçalı çekirdekliler lenfositler, monositler ve en önemlileri olan makrofajlardır. Bazı akyuvarlar bozulmuş ve gereksiz alyuvarları yakalar, iyileşen bir damardaki pıhtıları temizler. Bu görevlerinde akyuvarlara dalak yardım eder.

Karın bölgesinin üst sol köşesinde bulunan dalak hassas ve süngersi bir yapıya sahiptir. Asıl görevi yaşlanmış, zedelenmiş alyuvarları tutup imha etmektir. Bu yüzden “alyuvar mezarlığı” olarak adlandırılır. Bu vazifesi dolayısıyla içinden geçen önemli bir-kan akımı yüzünden karından alınan darbelerde dalak kanaması tehlikesi büyüktür. Böyle bir durumda acil bir
ameliyatla dalağın alınması gerekir. Splenektomi adı verilen bu ameliyat genellikle iyi tahammül edilir, fakat özellikle çocukta enfeksiyonların belirmesi ihtimali artar. e-kitap indir

Alyuvarların yok edilmesi işi dalakta ya da kemik iliğinde gerçekleşir. sesli kitap indir

Bir darbe sonucu, açık yara olmadığı durumlarda deri altına dağılıp oksijenini yitiren kan yüzünden o bölgede hematom denen bir morluk oluşur. Bu morartı, hemoglobinin yok olmasıyla önce yeşile daha sonra sarıya çalarak kaybolur.

Bu konuya henüz yorum yapılmamış. Düşüncelerini paylaşan ilk insan olmaya ne dersin?

Yorum yaz!

UYARI: Lütfen doğru ve güzel bir Türkçe ile hakaret etmeden yorum yapınız.
  Yukarı çık!