Letrizm / Harfçilik Akımı

Tarih: 25 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

letrizm nedir, özellikleriLetrizim Hiçbir şey anlatmayan, anlamsız şiir; harflerin sesleriyle kurulan, dili aşan, uluslar arası bir şiir yaratma akımıdır. Letristler …kelimelerin yapısı ve manası reddedilerek en gelişmiş ifade ve anlaşma vasıtası olan dil saf harf ve sese indirgenir.

Letrizmin ortaya çıkışındaki nedenler. İkinci Dünya Savaşı’nın etkisiyle ortaya çıkanakımın savaş nedeniyle dengesini kaybetmiş bir neslin tepkisi olduğu da ifade edilir. “Harf ötesinde hiçbir şey yoktur. Aklımızda harf olmayan ya da harf olmayacak hiçbir şey yoktur. Yüzyıllardan beri, damar sertliğine uğramış yirmi dört harf içinde çürüyüp giden alfabeye ‘on dokuz ‘yeni harf katmış olmakla övünebiliriz.

Letristler, insanların kattıkları anlamalarla kelimelerin saflıklarını kaybettiklerini toplumsal ayrımlar oluşmasına neden olduklarını düşünür, bu anlamları letrisler kaybedip, tekrar saf ve asıl anlama inmek isterler. Böylece öze, saf anlama inilecek ve evrensel birliktelik tekrar sağlanacaktır. Dünya edebiyatından; Tristan Tzara (1896-1963), Louis Aragon (1897-1982), PaulEluard (1895-1952) bu akıma örnek veren şairler arasında gösterilmiştir. Türk edebiyatında letrizim. Türk edebiyatında letrist olarak adlandırılan yazar isimleriyle ya da örnek metinlerle karşılaşılamamıştır.

Modernizm / Postmodernizm Akımı

Tarih: 24 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

postmodernizm nedir, özellikleriPostmodernizm, on dokuzuncu yüzyıl sonu ile yirminci yüzyılın başlarındaki modernist arayışın canlılığını kaybetmesinden sonra ortaya çıkan çeşitli üslûp ve yönelişlerin adıdır. Postmodern sözcüğünün modernizmden sonra gelen anlamı şöyle açıklanır: “Terim olarak postmodernizm ‘post’, ‘modern’ ve “-izm” gibi ön ek, kök ve son eklerden meydana gelmektedir. ‘Modern’ bu çağa ait, yeni anlamında kullanılır. Post ön eki, ‘den sonra’, ‘den kaynaklanan’, ‘den sonra gelen’ anlamları taşır”.

Dünyada, Postmodern, postmodernlik, postmodernizm ilk defa 1934’lerde duyulmaya başlamış… bir sanat akımı olarak 1950’lerden sonra kendinden söz ettirmeye başlamıştır. Postmodernizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Önceki edebi akımlarda kültürel ya da sosyal olarak sınıflandırdığımız nedenleri bu konuda teknolojik ve bilimsel nedenler olarak anlatmak post modernizmin içeriğine daha uygun olacaktır. Post modernizmin Batı dünyasındaki gelişimi üzerinde İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşananların etkisi olduğu söylenir. “Yaşanan katliamlar, dünyadaki süper güçlerin arasındaki silah yarışının yarattığı nükleer tehdit ve yok olma korkusu, endüstri devrimi ile ortaya çıkan gelişmelere duyulan inancın kaybedilmesi” postmodern düşüncenin gelişmesindeki en etkili faktörler olarak gösterilir.

Post modernizmin (modernizme buradan kast edilen teknolojinin getirdiği önü alınamaz yeniliklerdir) bir tepki olarak doğduğu ifade edilir. “Köhler ve Hassan’a göre
(1985) post modernizm terimi ilk defa Federico de Onis tarafından 1930’lı yıllarda modernizme tepkiyi ifade etmek için kullanılır. Bu tepki çoğu zaman yapı bozumculuk olarak da görülür. Kantarcıoğlu, postmodern roman hakkında şunları söyler: “postmodern roman ise, post modernizmin geçmişe aldığı ontolojik yaklaşımın ürünüdür… Postmodern roman birbirinin yapısını bozan ve yeniden yapılandıran pek çok metinden oluşmaktadır.

Egzistansiyalizm / Varoluşçuluk Akımı

Tarih: 23 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

egzistansiyalizm nedirEgzistansiyalizm (varoluşçuluk), insanın önce var olduğunu, daha sonra hareketleri, davaranışlarıyla kendini yarattığını ileri süren bir felsefe doktrinidir. Peyami Safa İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra doğan egzistansiyalizmin güzel sanatlar üzerinde tesiri yok gibidir yalnız edebiyatta bilhassa romanda egzistansiyalist denebilecek birkaç yazar ve esere rastlanmıştır der.

Bu akımın kurucusu Alman metafizikçi Heidegger olarak gösterilse de kendisinin bu sıfatı reddettiği söylenir. Egzistansiyalistlerin çıkış noktası Dostoyevski’nin ‘tanrı olamasaydı her şey mubah olacaktı’ sözüdür. Bu anlayışa göre, tanrı bulunmadığı için insan özgür olmak zorundadır.

Egzistansiyalizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Egzistansiyalizm felsefede gelişen ve felsefi temelli bir akımdır. Jean Paul Sartre, varoluşçuluğu tanımlar ve dine yaklaşımları bakımından iki ayrı koldan geliştiği tezini öne sürer.

Hristiyan Varoluşçular: Kierkegaard, Karl Jaspers, Unamuno, Maurice Blondeli Henri Bergson…. Allah’ı inkâr etmeyen dine bağlı bir felsefe oluştururlar. İnsanın kendisini tanıması ve hür iradesi ile yapacağı seçimlerin sağlıklı olması Allah’ın varlığına inanması ile mümkündür. Hiçlik duygusunu yaşamaması ve yalnızlık duymaması için Allah’ın varlığını hissetmek gerektiğine inanırlar.

Sürrealizm / Gerçeküstücülük Akımı

Tarih: 21 Ekim 2015  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

sürrealizm nedir, temsilcileriSürrealizm, arı fikri, toplumsal ve ahlakça her türlü ön düşünce etkisinden kurtularak anlatma amacını güden sanat akımıdır. 1924 yılında kurulan gerçeküstücülük, düşüncenin gerçek işlevini sözlü ya da başka bir biçimde ifade etmek üzere seçilen katıksız ruhsal otomatizm. Düşüncenin her türlü ahlaksal ya da estetik kaygıdan uzak, aklın denetimi olmaksızın ortaya konması şeklinde tarif edilir.

Gerek söz gerek yazı gerek başka biçim ile düşüncenin gerçek çalışmasını anlatan, katışıksız ruhsal bir otomatizmadır. Akıl ve mantığın bütün kontrolünden, bütün estetik ve ahlaksal kaygıdan kurtulmuş olan düşüncenin anlatımıdır. Akıl ve mantığın bütün kontrolünden, bütün estetik ve ahlaksal kaygıdan kurtulmuş olan düşüncenin anlatımıdır.

Sürrealizmin ortaya çıkışındaki nedenler. Philippe Soupaut, gerçeküstücülüğün ortaya çıktığı dönemi kendi ifadesiyle ‘bir tanık’ olarak şöyle anlatırken bir başkaldırı edebiyatı olarak da bilinen sürrealizmin şairlerinde başkaldırı gerçeğinin anlatır: …Savaş, yoğun propaganda… ‘toprağın edebiyatçıları’, eski muharipler..zafer baba…Versailes Antlaşması… Milyanlarca sic(ölü)… Sakatlar… Gazla zehirlenmişler… Yaralılar… Unuttuklarımı geçiyorum… Ama her şeyi unutmadım. Ve sonra doğuda Ekim ihtilalı vardı. Özünde olup bitenleri öğrenmemiz için sürekli kafa patlatılsa da bizim için düpedüz ihtilaldi. Doğrusunu söylemek gerekirse, sisler içinde yaşıyorduk. Bununla beraber giderek başkaldırmaya başladığımı anımsıyorum.

  Yukarı çık!