Nadir Nadi Abalıoğlu

Tarih: 9 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

nadir nabi abalıoğluNadir Nadi, bir gazeteci ve gazete başyazarı olarak değişik dönemlerde değişik tavırlar sergilemiştir. 1940’larda devrimler elden gider endişesiyle, çok partili hayata karşı çıkmıştı. Bilhassa CHP’nin devrimlerden ödün vermemesi gerektiği üzerinde ısrarlı durdu. Devrim ilkelerinden zerre kadar taviz vermeden demokrasinin gerçekleştirilmesini istiyordu.

12 Eylül 1980 askeri hareketinden sonra askerî idare şöyle düşünmüştü: Şimdiye kadar Atatürkçü bir nesil yetiştirmeye çalıştık. Devletin okullarında yetişen genç nesillerden devlete silâh çeken gruplar çıktı. Öyleyse bir eksiğimiz vardı. Dinsiz ve maddeci, Atatürkçü nesil yetiştirmek yerine Ata dine de inanan bir nesil yetiştirilmesi gerekir. Askerî idare, bundan sonra Atatürk’ün dine, İslâm’a dair fikirlerini öne çıkardı ve Anayasa’ya Din Kültürü derslerinin zorunlu olmasını madde olarak koydu.

Bu uygulamadan rahatsız olanlardan birisi de Nadir Nadi’dir. Bu yeni Atatürkçü anlayışı protesto etmek için bir kitap yazdı: “Ben Atatürkçü Değilim”, (İstanbul 1982).

Mahmut Esat Bozkurt

Tarih: 8 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 2 yorum  |   Yazar:

mahmut esat bozkurtAtatürk döneminin meşhur adliye vekili olan Mahmut Esat Bozkurt 1940’ta yayımladığı “Atatürk İhtilâli” adlı eserinde, Atatürk ihtilâlini, Magna Carta’dan (15.6.1215) başlayan ihtilâl çizgisi içinde incelemektedir. O, ihtilâlin temelini, Türk tarihinde ve kültüründe aramaktadır. Ona göre, Atatürk ihtilâli tarihî gelişimi içinde haklıdır; Kemalizm, diğer sistemlerden ayrı ve altı ok ile ifade edilen sosyal ve siyasî sistemdir. Lâiklik ve Türk Milliyetçiliği birbirleri içinde incelenmelidir; İslâm dini, geriliğimizin sebebidir. Bu kitabın en önemli özelliği, sonraki ihtilâllere açık kapı bırakmasıdır.8 Kitap ayrıca Kemalizm’in, komünizmden farklılarını da ortaya koymaktadır.

1892’de o dönemde İzmir’e bağlı bir kaza olan Kuşadası’nda doğdu. Babası Kuşadası’nın ileri gelen ailelerinden Hacımahmutoğulları’ndan Hasan Bey’dir. İki yıl İzmir İdadisi’nde okuduktan sonra, II. Abdülhamid yönetimine karşı mücadeleye katılan dayısı Ubeydullah Efendi ile birlikte İstanbul’a gitti. 1911’de İstanbul Hukuk Mektebi’nden mezun olan Mahmut Esat Bozkurt, İsviçre’de Lozan ve Freiburg üniversitelerinde öğrenim gördü ve kapitülasyonlar konusunda doktora yaptı. İzmir’in Yunanlılar tarafından işgalinden sonra Kurtuluş Savaşı’na katılmak üzere yurda döndü ve Ege Bölgesi’nde Kuvayı Milliye teşkilatının içinde yer alarak, önemli yararlıklar gösterdi.

TBMM 1. Dönem inde İzmir‘den milletvekili olarak Meclis’e girdi. Meclis’te Anayasa Komisyonu ve Dışişleri Komisyonu’nda çalıştı. 12 Temmuz 1922’de Rauf Bey’in (Rauf Orbay) başkanı olduğu IV. İcra Vekilleri Heyeti’nde (12 Temmuz 1922 – 4 Ağustos 1923) İktisat Vekilliği’ne seçildi. 11 Ağustos 1923’de başlayan TBMM 2. Dönem’de İzmir’den tekrar milletvekili seçildi. Ali Fethi Bey’in (Ali Fethi Okyar) başkanlığında kurulan V. İcra Vekilleri Heyeti’nde (14 Ağustos 1923-27 Kasım 1923), ikinci kez İktisat Vekilliği’ne seçildi. (O dönemde herbir kabine üyesi ayrı ayrı TBMM oylamasından geçmekteydi)

Nasrettin Hoca / Hayatı – Kişiliği ve Fıkraları

Tarih: 24 Mart 2012  |   Bölüm: Edebiyat  |   Yorumlar: 34 yorum  |   Yazar:

nasrettin hoca kimdir, hayatı13. yüzyılın sonu ile 14. yüzyılın başı arasında yaşadığı düşünülen, düşünceye yönelik mizah anlayışının en önemli örneklerini sunan bir zekâ abidesi; fıkraları dilden dile pelesenk olan büyük bir halk bilgesi, kurnazlığın ve hazır cevap olmanın en güzel örneklerini sergileyen bir düşünür ve aynı zamanda etkili bir hatip, toplum eğitmeni…

Birçok ilde kendisini benimseyen halk tarafından adına türbeler inşa ettirilen ve herkesin bağrına basıp, ondan akıl danıştığı bir aksakal olan Nasrettin hoca Selçuklular döneminde Konya ve Akşehir civarında yaşadığı düşünülen büyük bir bilgindir. Gülünç ve aynı zamanda düşündürücü sözleriyle insanları kendisine hayran bırakan aksakallı Nasrettin hoca, tarihimizde gelmiş geçmiş en önemli fıkra kaynaklarından biridir.

Onun fıkra anlayışı, öyle basit bir espri ile insanları güldürmekten çok, hem düşündürüp hem güldürmeyi amaçlayan kurnazlık temellidir.

Türk halk bilgesi ve fıkra kahramanı

Eskişehir’in Sivrihisar ilçesinin Hortu köyünde 1208 yılında doğdu, 1284 yılında Akşehir’de öldü Babası Hortu köyü imamı Abdullah Efendi, annesi aynı köyden Sıdıka Hatun’dur. Önce Sivrihisar’da medrese öğrenimi gördü, babasının ölümü üzerine Hortu’ya dönerek köy imamı oldu. 1237′de Akşehir’e yerleşerek, Seyyid Mahmud Hayrani ve Seyyid Hacı İbrahim’in derslerini dinledi, İslam diniyle ilgili çalışmalarını sürdürdü. Bir söylentiye göre medresede ders okuttu, kadılık görevinde bulundu.

  Yukarı çık!