Mehmet Ali Aybar

Tarih: 17 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

mehmet ali aybarMehmet Ali Aybar, Ortodoks marksistlerin bir araya geldiği TİP (Türkiye İşçi Partisi) kurucularından olup partinin genel başkanıdır. M. Ali Aybar, üniversite doçentliğine kadar yükselmiş bir akademisyendir. Siyasî parti ile sosyalist devrim mücadelesini devam ettiren M. Ali Aybar, 1968’de Çekoslovakya’da Dubçek’in başını çektiği hürriyetçi sosyalizm hareketinin, Brejnev’in doktrini gereği Varşova Paktı ordularının ezilmesine karşı çıktı; “Güleryüzlü sosyalizm” anlayışını savundu. Bu sebeple yoldaşları Behice Boran ve Sadun Aren ile yolları ayrıldı. Daha sonra partiden ilgisini kesti.

Ortodoks marksistlerin esas hedefi, sosyalizme ulaşmaktı. Onlar Atatürk devrimlerini de bu açıdan yorumladılar. Osmanlı’da feodal bir düzen olduğu iddiasıyla yorumladılar. Bu feodal yorumu, Batı feodalizmi ile ters düşünce yorumlarına “Askerî, merkezi, doğu, despotik feodalizm” gibi yeni isimler taktılar. Partinin programını esas itibarıyla M. Ali Aybar yapmıştı. 1961 Anayasası’nın sosyalizme açık olduğunu savunarak partiye marksist bir hüviyet kazandırdı.

M. Ali Aybar, Türkiye’de sosyalist mücadelenin nasıl yapılacağı konusunda, Türkiye’nin özel toplum yapısını ve önemli çelişkilerin incelenmesi gerektiğine inanır. O, Türkiye’de bürokrat sınıfı ile komprador burjuvazi ve ağa sınıfının hakim sınıflar olduğunu, İttihat ve Terakkî Partisi ile CHP’nin bürokrat sınıfı temsil ettiklerini söylenirken, ona göre, Türkiye’de millî burjuva denecek bir sınıf yoktu ve dolayısıyla millî kurtuluş mücadelesinde öncü olması imkânsızdır. Aybar, küçük esnaf ve zanaatkârların ahiliğin etkisiyle sosyalizme yatkın olduklarını düşünüyor.

Reşat Kaynar

Tarih: 17 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

reşat kaynarReşat Kaynar, Nejdet Sakaoğlu ile yazdığı “Atatürk Düşüncesi” adlı eserinde konferanslarını toplamış ve çeşitli sorulara cevaplar vermiştir. Kitapta Atatürk düşüncesinin hedefleri ve inkılâpları ele alınmış ve çeşitli alt başlıklarla konu açıklanmıştır. İkinci bölümde konferans verilen okullar ve sorulan sorular, üçüncü bölümde ise Atatürk’ün konuşmalarından parçalar verilmiştir.

Bu kitabın diğerlerinden farkı, dine (İslâm’a) kitapta ve inkılâplardan ayrı bir yer verilmiş olmasıdır. Kitapta din duygusunun “birey ve toplum hayatı açısından gerekli ve düzenleyici bir faktör” olduğu belirtilmiş ve Atatürk’ün bu konudaki, bilinen bazı ifadelerine yer verilmiştir. Burada, Cumhuriyet’in ilk yıllarında tekrarlanan “İslâm’ın bizi geri bıraktığı” fikrinin terk edildiği de görülmektedir. Atatürk düşüncesinde temel görüş şudur: “İslâm dini, ilerlemeye, çağdaşlaşmaya engel değildir.

Atatürkçülük, inkılâplar hakkında Peyamî Safa’nın, Remzi Oğuz Arık’ın, Nurettin Topçu’nun, Ayhan Tuğcu’nın, Erol Güngör’ün, Mümtaz Turhan’ın ve benzeri düşünürlerin farklı yorumları ve değerlendirmeleri vardır. Bunlara yeri gelince kısaca temas edilecektir.

Ord. Prof. Dr. Reşat Kaynar, (d. 1910, Üsküdar – ö. 24 Mayıs 2006, Ankara) Türk hukukçu ve felsefecisi. Kaynar, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’ne girdi. Daha sonra da Haydarpaşa Lisesi’ne tarih öğretmeni olarak atandı. Ayrıca İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde hukuk ve siyaset dersleri verdi. Kaynar, “Mustafa Reşit Paşa ve Tanzimat” adlı eseri ile 1954 yılında Ordinaryüs Profesörlük unvanı almıştı. 65 yıllık öğretmenlik hayatından sonra emekliye ayrılan Kaynar, yakın bir zamana kadar Yıldız Teknik Üniversitesi’nde Atatürkçülük ve İnkılapçılık dersleri vermeyi sürdürüyordu.

Tarık Zafer Tunaya

Tarih: 16 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

tarık zafer tunayaTarık Zafer Tunaya, Atatürk devrimlerini, II. Meşrutiyet Dönemi’ne ait araştırmalarının sonucu olarak yayımladığı “Hürriyet’in İlânı”, “İslâmcılık” gibi bir dizi kitap ile temellendirmektedir. O, Türk devriminin birçok uygulamalarının, II. Meşrutiyet’in getirdiği kuramsal temele dayandığı kanaatindedir ki bu doğrudur. O, II. Meşrutiyet için “Cumhuriyetin siyaset laboratuvarı” tabirini kullanır. Celâl Bayar’ın işaret ettiği bir noktaya, devrimlerin “Batı’ya rağmen Batılılaşma” şeklindeki çelişkisine de işaret ediyor. Tunaya, Atatürkçülüğün resmî bir ideoloji olarak tek bir yoruma bağlanmasının imkânsız olacağını savunur. Tunaya’nın “İnsan Derisiyle Kaplı Anayasa, İst. 1979” ve “Devrim Hareketleri İçinde Atatürk ve Atatürkçülük, İstanbul 1981” adlı eserleri vardır.

Tarık Zafer Tunaya (d. 1916, İstanbul – ö. 29 Ocak 1991, İstanbul), Türk hukukçu. 1916’da İstanbul’da doğdu. Galatasaray Ortaokulu ve Saint Benoit Fransız Lisesi’ni bitirdi. 1940’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olarak Esas Teşkilat Hukuku kürsüsünde asistanlığa başladı. “Müessese Teorisinde Fikir Unsuru ve bazı Hususiyetleri” konulu teziyle doktor, “Amme Hukukumuz Bakımından İkinci Meşrutiyet’in Fikir Cereyanları” çalışmasıyla doçent oldu. 1959’da profesör olarak Anayasa Kürsüsü’ndedir, İktisat Fakültesi ile Gazetecilik Enstitüsü’nde ayrıca dersler verir.

1953-54’te Avrupa ve Amerika’da mesleki incelemeler yaptı. 27 Mayıs Darbesi’nde askerlerin meşruiyetini kaybetmiş bir iktidara karşı haklılığını belirten 28 Mayıs 1960 tarihli raporu imzalayan 7 kişilik bilim heyetinde yer aldı. Kurucu Meclis İstanbul İli Temsilciliği (6 Ocak 1961 – 25 Ekim 1961) ile 1961 Anayasasının hazırlanmasında komisyon üyeliği yaptı. Komisyon başkanı Sıddık Sami Onar’la anlaşamadı, ayrıldı. MBK onu Paris’te NATO emrinde görevlendirdi. 1961’de Kurucu Meclis üyeliği yapmıştır. 1965’de Melahat Hanım’la evlendi, yeniden üniversiteye döndü, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, ardından kurucusu olduğu İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilimler Fakültesi dekanı oldu.

Ömer Nasuhi Bilmen

Tarih: 14 Haziran 2014  |   Bölüm: Biyografi  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

Eski dersi âmlardan ve İstanbul Müftüsü olan Ömer Nasûhî Bilmen, “Hukuk-ı İslâmiye ve İstilâhât-ı Fıkhiye Kamusu”nu (6 Cilt), “Mufassal İlm-i Kelam”ı ve “Büyük İslâm İlmihali”ni yazdı. Birincisi, terimleri açıklayan bir sözlük, ikincisi eski bilgilerin bir tekrarıdır. İslâm İlmihali ise, çok itibar gördü ve hizmet etti. Sekiz ciltlik tefsiri de eskilerden bir derlemedir. İslâm ahlâkıyla ilgili kitabı ise bir el kitabıdır.

Türkiye Cumhuriyetinin beşinci Diyanet İşleri Başkanı olan, zamanının değerli din alimlerinden Ömer Nasuhi BİLMEN, 1882 yılında Erzurum’da doğdu. İlk tahsiline Ahmediye Medresesi müderrisi Abdürrezzak İlmî ile Erzurum Müftüsü Müderris Hüseyin Raki Efendilerden okuyarak başladı. 1908 yılında İstanbul’a gelen BİLMEN, Fatih Dersiamlarından Tokatlı Şakir Efendi’nin desrlerine devam etti ve icazet aldı. Daha sonra Medreset’ül Kuzat’a girdi. Burada dört yıl hukuk tahsil etti. 1912 yılında açılan ruus imtihanını da kazandı.

Fatih dersiamları arasına katıldı. Fatih Camiinde, Satırlı Medresesinde ve Dar-uş-Şafaka’da dersler veren ve kısa bir zaman içerisinde istidat ve kabiliyeti ile kendisini tanıtan Ö.Nasuhi BİLMEN, ayrıca İstanbul İmam-Hatip Okulu ve Yüksek İslâm Enstitüsü’nde usul-i fıkıh ve ilm-i kelam dersleri okuttu. Temyiz Mahkemesi Şer’iyye Dairesi Mümeyyizliğinde de bulundu. 1941 yılında seçimle İstanbul Müftülüğüne tayin oldu.

  Yukarı çık!