Başkurt / Türk Kahramanları

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Okunma: 1.228  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurt isyanları, rus mücadelesiCesurluğu ile destanlaşan Yulayoğlu (Yulayev) Salauat, Başkurtların en sevdiği kahraman oldu. Onun hakkında pek çok destan ve şarkı yazıldı. Saluata yazılan şiirler ve şarkılar kitap haline getirildi ve hayatı roman ve tiyatro halinde yazıldı.

Başkurtların kahramanlarına bu sevgisi onun heykelini Başkurt Devlet Başkanlığı binasının önüne diktirdi. Heykeltraş S. Tavasiyev ve mimar İ. Gaynitdinov’un yaptıkları sanat şaheseri Salauat Abidesi, Devlet Başkanlığı’nın önünde, Ak İdil’in kenarında hakim bir tepeden bütün Ufa’yı seyretmekte ve Başkurt kahramanlığını ve yüreğini dost düşman tüm dünyaya ilan etmektedir.

Salavat’tan Sonra Başkurdistan

Başkurtların sürekli olarak dayanışma içinde oldukları Kazak Hanlığı’nın da Rus hakimiyetine girmesi ve Başkurtlar ile Kazakların arasına Rus ordusu ve Rus göçmenlerin yerleştirilmesi Başkurdistan’da Rusların, rahat bir nefes almalarını sağladı. Salavat Yulayoğlu’ndan sonra bağımsızlık ve isyan hareketleri lojistik desteklerinden mahrum kaldığı için eskisi gibi büyük çapta yapılamaz oldu.

Ruslar bu sakin dönemlerinden yararlanarak Başkurtlardan asker toplamaya başladılar. Kendi arzusuyla Rus ordusuna katılan Başkurtlar çok eskilerden beri vardı ve Ruslar bunları değerlendiriyorlardı. Ancak 1756-63 yılları arasında Rus tarihine “yedi yıl savaşları” olarak geçecek olan Alman savaşında Başkurtlardan 12 alay kuruldu. Cesaretleriyle dikkat çeken Başkurtlar, orduda normal Rus askerleri gibi silah ve teçhizata sahip değillerdi.

Başkurt İsyanları ve Direnişi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Okunma: 1.060  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurt türkleriBölgeye gönderilen General Urusov ise Nisan ayında Moskova’ya gönderdiği raporda, “Karasakal’a karşı gönderdiğimiz asker hiç bir şey yapamıyor. Karasakal her geçen gün durumunu kuvvetlendiriyor” diye yazmaktaydı. Haziran ayındaki raporunda ise “Karasakal ve askerleri Rus ordusunun geldiğini görünce Yayık nehrinin güneyine çekildi.

Onu Binbaşı Pavlekskiy Tobol nehrine kadar takip etti.” demekteydi. Temmuz ayında ise General Urusov Moskova’ya şu bilgileri gönderir “Karasakal taraftarlarının kovalıyor ve cezalandırıyoruz. Bugüne kadar 170 kişiyi idam ettik, 1862 kişiyi esir aldık ve 1 735 kişiyi de Baltık’a sürgüne gönderdik”.

Karasakal geri çekilerek Kazak Ordu Cuz hanlarına sığında. Kazak hanları Abılay ve Barak onu hürmetle karşıladılar ve emrine 2.000 asker verdiler.

Karasakal’ın Kazak tarafına çekilmesinden sonra da bağımsızlık hareketi iki yıl bastırılamadı. Ruslar olayları durdurduktan sonra Orenburg ve Menzele şehirlerinde iki askeri mahkeme kurdular. Buralara götürülen binlerce Başkurt isyana katılma suçuyla yargılanıp dehşet verici cezalara çarptırıldılar.

Kaburga kemiklerinin kırılması, ateşle yakılma, şişleme, başlarına çivi çakma, burun kulak kesme gibi acımasız muamelelere maruz kaldılar. Bu mahkemelerde sonunda 18.134 kişi öldürüldü, 3.236 kişi hapse mahkum edildi, 5.983 kişi ise köle olarak satıldı. Rıçkov’un verdiği bilgilere göre genel kayıpların, idam edilenlerin ve köle olarak satılanların toplam sayısı 28.190 kişiydi.

Başkurdistan Devleti Hakkında Bilgi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Okunma: 1.821  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurtlarAynı yıl Başkurtların Rus ordusuna askere alınması kanunu çıkarıldı fakat uygulanamadı. Başkurtlar Rus ordusuna asker vermiyorlardı. Hemen komşu Türk ili Kazan’da ise baskılar çok ağırdı. 1725 yılında askerlik, vergi ve dini baskılardan kaçan çok sayıda Tatar Başkurdistan’a sığınıyordu.

1649-1735 yıllar arası Başkurtlar adeta bir iç muhtariyete sahiptiler. 1729 yılında “zulüm yapmama, rehine (amanat) almama” hususunda kanun yayınlandı. 1729 yılında ise vergi düzenlemeleriyle ilgili kanun yayınlandı. 1733 yılında Başkurtlar için Orenburg’da idari bir komite kuruldu. Komite üç kişiden oluşuyordu ve iki üye Başkurtlar tarafından belirleniyordu.

Komite öncelikle Başkurt Tarhanlarının kaydını yaptı. Bundan sonra Başkurtlar savaş dönemlerinde Han unvanı verilen bir kişinin etrafında toplanıyorlardı ancak savaş bittikten sonra Hanın hiçbir hükmü kalmıyordu. Barış dönemlerinde yılda bir kez olmak üzere Başkurt Kurultayı toplanıyordu ama günlük hayatta her Başkurt kendi beyine bağlıydı ve kurultaylara rağmen herhangi bir hükümet oluşumuna gidilmesi yasaklanmıştı.

Başkurtlar Hakkında Bilgi

Tarih: 18 Temmuz 2012  |   Bölüm: Tarih  |   Okunma: 1.916  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

başkurtlarOlaylar bu minvalde sürerken Çar Aleksey Mihayloviç, 1680 de Başkurtlara Hıristiyan dini kabul etmeleri için çağrıda bulundu. Dini duyguları rencide olan Başkurtlar 1680 yılında Kalmuk Hanı Ayuka ile Samarayı zabtetmek için anlaştılar. 30 Temmuz 1680’de 3.000 Tatar, Nogay, Kalmuk ve Çerkez Penza şehrini kuşattılar. Çar, Başkurtlara yaptığı çağrı ile de kalmadı ve 16 Mayıs 1681’de zorla Hıristiyanlaştırılmaları için emir yayınladı.

Emre göre Hıristiyanlığı kabul etmeyen Başkurtlar daha önceki mücadeleleri ile aldıkları toprak sahibi olma gibi haklarını kaybediyor ve köle durumuna düşüyorlardı. Çar bununla da kalmadı ve 27 Kasım 1681’de Ufa’da piskopos dairesi kurulması kararını yayınladı. Bunun üzerine olaylar iyice alevlendi ve Başkurtlar 1681’de Tobol civarını ateşe verdiler. Başkurtlar çarın yayınladığı kararı geri aldırmayı da başardılar.

Çar Ekim 1682’de kararını geri çekerek Başkurtların, zorla Hıristiyanlaştırılmasının ve Başkurt topraklarına tecavüzü suç sayan yeni bir karar yayınladı. 1683 yılında Ruslar, çok büyük bir güçle gelerek Kalmukları itaat ettirdiler ancak Başkurtlar bir yıl daha hareketlerini sürdürdüler. Ne var ki, sonunda Ruslar, bu Başkurt istiklal hareketini çok kanlı bir şekilde bastırdılar.

İstiklal hareketinin ilk lideri ve daha sonra hanın yanında 23 yıl mücadelesini sonuna kadar veren Kahraman Sayet (Seyit) Batır’ın Kazak Türklerine sığındığı sanılmaktadır.Bu istiklal hareketine “Seyit Kıyamı” dedirten kahramanın oğullarının gelecek yıllardaki isyanlara Kazakistan’dan gelerek katılmaları bu fikri doğurmaktadır.

  Yukarı çık!