Ses, Harf ve Alfabe Nedir?

Tarih: 11 Şubat 2016  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

ses, harf, alfabe nedir

Konuşma dilinin en küçük parçaları olan ses, “ciğerlerden gelen havanın ses yolunun herhangi bir noktasındaki boğumlanması ile oluşan ve yayılarak kulakta, bir ünlü olarak veya bir ünlü ile birlikte algılanan titreşim” olarak tanımlanmaktadır. Dillerin ortaya çıkmaları üzerine geliştirilen teoriler de göz önüne alındığında, dillerin sesler üzerine kurulu olduğunu söylemek mümkündür. Dil, hammaddesi ses olan ve sese dayalı olarak gelişen bir varlıktır. Bildirişimi sağlama amacıyla ses veya ses demetlerine saymaca değerler yüklenmektedir. Dil denilen bu yapay sistemin temel yapı taşı ise sestir.

Kuşkusuz burada sesin iki boyutunu ele almak gerekir. Ses, fizik bilimi teknikleriyle laboratuvarda incelenebilecek bir gerçeklik olmanın dışında, “fonoloji” adı verilen ses biliminde dilin anlam yönüyle bağlantılı olarak sosyal bilimlerce incelenen toplumsal bir konudur. “İnsanoğlunun dünya sahnesine çıkmasıyla anlam kazanan ses, zaman içinde işlenerek insanlar arasındaki iletişimin ana aracı olmuş ve insanlar, onun sayesinde amaçlarına ulaşmışlardır.

Sesler, akciğerlerdeki havanın birçok organ tarafından etkilenmesi ve işlenmesi sonucunda düzenli ve devamlı birlikler hâlinde ortaya çıkarak bir dilsel göstereni karşılar. Sesin ortaya çıkmasında akciğerler, nefes borusu, yutak, ses telleri, yutak boşluğu, burun boşluğu, ağız boşluğu, dil, dişler, avurtlar, ön damak, arka damak, küçük dil, dudaklar ve çeneler görev almaktadır. Akciğerlere dolan hava, diyaframın göğüs kaslarına yardımıyla soluk borusundan gırtlak, boğaz, ağız kanalı, geniz ve burun boşluğundan geçirilmekte ve sesin özelliğine göre işlenerek dil sesleri oluşmaktadır.

Türkçe Dersine Nasıl Çalışılır?

Tarih: 28 Aralık 2015  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

türkçe dersine nasıl çalışlırTürkçe dersinde başarılı olmak için neler yapılabilir, verimli Türkçe dersi çalışması nasıl olur gibi sorularının yanıtına ulaşmak için yazıyı okuyabilirsiniz. Genellikle küçümsenen, herkesin kolayca yapabileceği düşünülen bir derstir Türkçe. Fakat özellikle son yıllarda yapılan sınavlarda, Türkçe dersine ait soruların zorluk seviyesi yükseldiği için, bu sorulardaki başarı, sınavın genel başarısına büyük oranda etki etmeye başladı.

Türkçe dersinde beş temel dil becerisi vardır. Bunlardan dil bilgisi ve okuduğunu anlama becerileri öne çıkmaktadır. Çünkü genellikle TEOG, KPSS, YGS, LYS, ALES vs. sınavlarda düşünme, yorum yapma, anlama üzerine sorular sorulmaktadır. En çok zorlanılan sorular ise paragraf sorularıdır ki bunlar genellikle uzun oldukları için ön yargılarınızın kurbanı olurlar. Hâlbuki cevabı içinde saklayan, biraz dikkatle çözülmesi çok kolay sorulardır.

Paragrafları daha iyi anlamak için hızlı okuma tekniklerini kullanmak yararlı olabilir. Çünkü hızlı okuyan hızlı anlar ve iyi yorumlar. Bunun için hızlı okuma tekniklerini öğrenebilirsiniz. İlk başlarda okuduğunuz zaman bir şey anlamayabilirsiniz bu çok normal; fakat zamanla alışırsınız. Bununla birlikte her gün 10 tane paragraf sorusu çözerek de bu tabuyu ortadan kaldırabilirsiniz.

Cümlenin Öğeleri

Tarih: 9 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 1 yorum  |   Yazar:

cümlenin öğeleriKelimelerin ve kelime gruplarının, edatların, bağlaçların birbirleriyle ilgili hâ­le getirilmesi, bunlara ihtiyaca göre çeşitli çekim eklerinin eklenmesi bir yargı el­de etmek ve anlamlı bir ifade ortaya koymak içindir. Dünya gazetesi, şairin hastahaneye yatırıldığını yazıyordu cümlesinde Dünya gazetesi öznesi ile şairin has-tahaneye yatırıldığı nesnesi içinde bulunan kelimeleri birbirine bağlayan çekim ekleridir, -si iyelik eki, gazeteyi, dünya sözüne bağlarken şair -in kelimesindeki –in eki, yatırıldığ -ı kelimesindeki -ı iyelik ekiyle ilgi kurar, yatırmak, -e yönelme durumu ekini almış olan hastahane biçimine, yazıyordu yüklemi ise -i yükleme durumu ekiyle yatırıldığı kelimesine başlanır. Bu ekler birer çekim ekidir. Böyle bir örgü içinde kurulan cümlede uyumlu ve mantıklı bir diziliş görülür.

Bir ifadenin elde edilmesinde öncelikle çekimli fiile ihtiyaç vardır. Bu, doğ­rudan bir fiil olabileceği gibi, yardımcı fiil veya isim soyundan bir kelime de ola­bilir. Çekimli fiil veya yargı taşıyan isim, cümlede yüklemi temsil eder. Çekimli bir şekil olmadan cümle kurulamaz. Bu sebeple cümlenin en önemli öğesi yüklem­dir. Yüklem isim de olsa, çekimli olmalıdır. Yüklem, devrik kullanımlar dışında genel olarak cümlenin sonunda bulunur. Yüklemin meydana gelmesini sağlayan özne ise, başta yer alır. Bu iki temel öge arasında da tümleçler bulunur.

Cümlenin belli başlı öğelerine aşağıdaki bağlantılara dokunarak ulaşabilirsiniz:

Yüklem
Özne
Dolaylı Tümleç
Zarf Tümleci

Yüklem / Cümlenin Öğeleri

Tarih: 8 Haziran 2013  |   Bölüm: Dil / Türkçe  |   Yorumlar: 4 yorum  |   Yazar:

cümlenin öğeleriÇekime girmiş iş, hareket, durum veya oluş bildiren kelime yüklemdir. Yük­lem cümlede en önemli kelimedir. Yüklem zaman bildirir, kişi kavramı taşır. Yük­lem, fiillerden çeşitli zaman ve tarz ekleriyle kurulmuş olabilir, isimlerden de bir şahsa bir zamana bağlı olarak yüklemler yapılabilir. Ayrıca var, yo/c, gerek, lâzım gibi isim soyundan kelimeler yüklem görevinde kullanılır.

Fiillerden kurulmuş yüklemler beşi esas zaman dördü kip olmak üzere çe­kimlenen kelimelerdir. Sevgi smava hazırlanıyor, Sevgi sınava hazırlanır, Sevgi sı­nava hazırlandı, Sevgi sınava hazırlanacak, Sevgi sınava hazırlanmış. Yüklemin bu beş esas zamandaki çekimleri dışında kalan diğer dört çekimde ise; hazırlan­malı, hazırlana, hazırlansa ve hazırlansın biçiminde işin geleceğe dönük olarak ifadesi söz konusudur.

Fiillerden mastar ekleriyle kurulmuş şekiller yüklem görevinde kullanılır. An­cak bunlar artık fiil değil, isim görevindedirler ve isme gelen, yüklem yapmaya yarayan eklerle çekimlenirler.

Bu çalışmanın amacı şimdiye kadar Türkiye bitkileriyle ilgili yayınlan tara­maktır örneğinde yüklem, -mak mastarıyla kurulmuştur. Bu, bitkiler hakkında ya­zılmış en iyi değerlendirmedir örneğinde yüklem, -me mastarından kurulmuştur. -tır (-dır) eki ise, düşünceyi kuvvetlendirmektedir, -mak, -ma mastar ekleri üzeri­ne ek – fiilin çeşitli çekimleri de gelebilir. En iyisi buradan çekilip gitmekti (gitmek-miş, gitmeydi, gitmeymiş). Birer fiil olan bu yüklemler -mak, -ma mastar ekleriy­le isimleştirilmişlerdir.

İsimlerden kurulmuş yüklemler yardımcı ek-fiille çekimlenir. Biz öğretmeniz, Çocuk azıcık çekingendi (i-di). Annesi üzgünmüş (i-miş) örnekleri ek – fiilin geniş ve şimdiki (ihbar), belirli geçmiş (hikâye) ve belirsiz geçmiş (rivayet) zamanlarıy­la çekimlenmiştir.

  Yukarı çık!