Boks

Tarih: 14 Nisan 2013  |   Bölüm: Bilgisaçar  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

boksBoks” adını verdiğimiz spor, aslında “İngiliz boksu” olup amacı toplanan puanlarla ringde rakibe karşı üstünlük sağlamaktır. Boks eldivenleriyle rakibe darbeler vurup, rakibin darbelerinden kaçmaya çalışmak gerekir. Bir “Raund” 3 dakika sürer. “Raundun” başlangıcı ve bitişi gong sesiyle bildirilir. Hakem, dövüşü tek başına veya iki yardımcı hakemle yürütür.

Yararları: Boks en komple sporlardan biridir. Bu sporun antremanları, esneklik için yapılan cimnastik, koşu, ip atlama, kas gücünü kuvvetlendirici egzersizler (halter, ağırlık kemeri), hız ve dayanıklılık sağlayıcı egzersizlerdir (top oyunları). Kalp damar ve kas sistemleri gelişir ve dengelenir. Boks, esneklik ve hız kazandırır. Saldırganlığı gidermek konusunda gerçek bir çaredir ve kendine güven gerektirir.

Karate

Tarih: 13 Nisan 2013  |   Bölüm: Bilgisaçar  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

karate-sporuKarate çıplak elle, silah kullanmaksızın yapılan ve kendine büyük bir güven gerektiren bir kendini savunma tekniğidir. Rakipten önce davranmak saldırıyı durdurmak ve geri çevirmek üzerine kurulmuş, kolları kullanmayı ve kısa aralıklarla çok etkili vuruşlar yapmayı gerektiren bir tekniği vardır. Yasaklanmış hiçbir darbe olmamasına karşın önemli olan karar vermedeki çabukluk ve ani harekete geçmedi.

Gerekli özellikler: Güçlü bir fiziksel kondüsyon zorunludur. Canlılık, esneklik, kaslarda güç, tüm vücut enerjisini bir anda harekete geçirebilme yeteneği, kendini kontrol etme yeteneği.

Yararları: Kendini kontrol etmede sağladığı büyük başarı karatenin en önemli faydasıdır. Yavaş yavaş kendini gösterme-
ye başlayan bu yetenek zamanla mükemmel hale dönüşür. Kazanılan müthiş dengenin yanı sıra; canlılık, esneklik, kas gücü de karatenin faydaları arasındadır.

Hava Sporları

Tarih: 12 Nisan 2013  |   Bölüm: Bilgisaçar  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

hava sporlarıHava sporları uçakla, planörle, serbest (uçucu kanatlarla) uçuşları ve paraşütle atlamayı kapsar, bu dört spor çok riskli olup kurallara mutlak uyumu ve iyi bir doktor kontrolünü gerektirir.

UÇAKLA UÇUŞ

Genellikle boş zamanlan değerlendirme amacıyla yapılan bu spor, uzun bir eğitim dönemi ve kusursuz bir teknik gerektirir. Daha tecrübeli pilotlar hava akrobasisine de yönelebilirler.

Gereken özellikler: Hiçbir fiziksel özellik gerekmese de pilot fizyolojik olarak yüksekten etkilenmediğinden, psikolojik nedenlerle, elverişli olmayan uçuşlarda kendini kaybetmeyeceğinden emin olmalı ve doktor kontrolünden geçmiş olmalıdır. Kendine güven çok önemlidir.

Yararları: Fizyoloji üstünde hiçbir faydası olmasada, psikolojik yönden insanlığın bu en eski düşünü gerçekleştirmek, kişiye büyük bir tatmin sağlar: Günlük yaşamdan kaçış, uçağa hükmetme ve dünyaya değişik bir açıdan bakma, olumlu etkilere sahiptir.

Riskleri: riava kazaları, seyrek olmalarına rağmen sonuçları trajik olabilir.

PLANÖR

Motor gücü olmaksızın, tamamen hava akımlarına dayanarak (3000 m üstünde) yapılan uçuşlardır.

Başlama yaşı: Uçuş ehliyeti 16 yaşında verilir.

Yararları: Bütün hava sporlarının psikolojik faydalarının yanısıra, gürültü olmayışı ve istenen süre havada kalma imkanı vardır.

Önlem ve tavsiyeler: Soğuktan korunmayı sağlayacak giysiler giyilmelidir. Oksijen maskesi gerekibilir. Küçük bir öğüt daha! Uçuş süresi belli olmadığından, uçuştan önce tuvalet ihtiyacı giderilmelidir.

PARAŞÜT

1949’da Uluslararası Paraşüt Federasyonunun kurulmasıyla o zamana kadar askeri olan bu uğraş spor olarak kabul edildi ve atlayışlarla lisanslı sivil paraşütçülerin Fransa’daki sayısı rekor düzeye ulaştı. Çok değişik paraşüt çeşitlerinin arasında atometik olanları (yeni başlayanlar için şarttır), mekanik olanları, kanat biçiminde olup hava akımıyla iş gören beşgen paraşütleri ve alışageldiğimiz klasik paraşütleri sayabiliriz. Hergün gelişen teknik, bu sporun risklerini azaltmaktadır.

Gerekli özellikler: Kusursuz bir fiziksel kondisyon ve kendine güven.

Judo

Tarih: 11 Nisan 2013  |   Bölüm: Bilgisaçar  |   Yorumlar: Yok.  |   Yazar:

judo sporuXVI.yüzyılda Japonya’da doğan bu spor, büyük bir esneklik ve gelişmiş bir teknik sayesinde, vücudun hayatsal bazı noktalarına darbeler indirerek hiçbir silah kullanmadan kendini savunma sanatıdır.

1882 yılında Jigorö Kanö, Ködökan okulunu kurarak gerçek bir judo konser-vatuvarı meydana getirdi. Çıplak elle saldırma ve savunma sanatı olan judoyu geliştirdi. Budaha’nın mistik felsefesinden esinlenen judoda rakibe saygı duymak ve ahlaksal eğitim, en az fiziksel eğitim kadar önemlidir. Temelde judoda kilo ayırımı yapılmaz. 1964 Tokyo Olimpiyatla-rı’na misafir spor olarak katılan, judo 1972’de uluslararası spor oldu ve yarışmacılar kilolarına, cinsiyetlerine ve yaşlarına göre gruplara ayrıldılar. Böylece kadınlarda 18, erkeklerde 20 yaşından itibaren: Çok hafifler (erkek: 60 kg’dan az, kadın 48 kg’dan az), yarı hafiler (erkek 60-65, kadın 48-52 kg), hafifler (erkek 71-78, kadın 56-61), ortalar (erkek 78-86 kg, kadın 61-66 kg) yarı ağırlar (erkek 86-95 kg, kadın 66-72 kg), ağırlar (erkek 95’ten fazla, kadın 72’den fazla) şeklinde gruplar oluştu.

Ayakta yapılan müsabakalarda rakipler, yere atma ve denge bozmayı denerler. Yer müsabakalarında hareketsiz bırakma, kilit ve sıkıştırma hareketleri önem kazanır.

Judo “dojo” adı verilen salonlarda yapılır. “Judoka” “judogi” giymiştir. Ju-doki ipekten bir kimono ve pantolondan oluşur. Takılan kemerin rengi ulaşılan yetenek düzeyine göre değişir. Altı derece vardır: (Beyaz, sarı, turuncu, mavi, kahverengi, siyah. Kahverengi kemere ulaşmak için iki senelik bir eğitimden geçmek gerekir. Siyah kemere ulaşmak için ise on kademe (dan) daha vardır.

  Yukarı çık!